Köpük köpük görünüşü, acı acı kokusu ile bir yudumun dudağa
temasıyla en can alıcı nokta başlıyor: Haz, sonrası kahve kokulu
seyahat.
21. yüzyıl ile küreselleşmenin yarattığı hızlı ticari oluşumlar, her şeye
her yerde ulaşma imkanı sunarken, dünyanın bir köşesinde trend olan
yada talep gören ticarete konu malzemeler, kısa süre içinde dünya
geneline taşınarak ihtiyaca dönüşüyor.
Bu ihtiyaçlardan biri var ki gün geçtikçe daha da yakınımıza taşınarak
seyahat molalarında ilk sırayı alıyor.
Güney Amerika’da, Afrika’da, Güney Doğu Asya’da üretilerek tüm
dünyanın içeceği olan aromalı ve yöresel kahve markalarına ulaşma
imkanı o kadar kolay ki artık; dijital kahve makinalarına bir dokunuş
kadar…
Karayollarında vızır vızır ilerleyen araçların her biri çeviriyor
direksiyonunu yakıt istasyonlarına.
Peki Neden? Çünkü akaryakıt istasyonları kendilerini yeniden
tanımlıyor, yapılandırıyor, klasik shop ötesinde kahve lezzetlerini
tattırıyor.
Ve seyahat bir yudum buruk kahve kokusunun uyandırıcı özelliğiyle
kokular yayıyor yollara…
Bu vesileyle ‘Kahve Kokulu Seyahat’ oldu yazı başlığım.
Dünya kahve serüveninin rivayetine göre, bir keçi çobanının Etiyopya
dağlarında keçi otladığı günlerin ardından keçilerde gözlemlediği
enerji üzerine, içecek olarak deneniyor fakat asıl kahve serüveni
Yemen’de başlıyor.
El-Muha Limanı’ndan ilk ihracat yapılıyor, hatta uluslararası bir kahve
türü olan Mocha adını bu limandan alıyor, kahve tüm dünyaya
buradan başlayarak yayılıyor.
Ülkemizdeki serüveni ise,
Osmanlı Paşası Özdemir Efendi Yemen’de görevi sırasında sosyal
yaşantısına eşlik eden kahvenin İstanbul’a taşınmasına aracılık ediyor,
önce sarayda muhabbete katkı sağlayan kahve, sonrası, sokaklara
taşınarak Osmanlı halkının sosyal yaşantısına canlılık kazandırıyor,
Sultan IV. Murat’ın kulağına giden sosyal yozlaşmaya kadar.
‘Kahve Yemen’den gelir bülbül çimenden gelir’ türküsü de yazılıyor,
kahvenin sosyalleşmeye kattığı naçizane hatırına.
Şimdi Yemen dağlarında kahve üretimi giderek azalırken Güney
Amerika’da giderek çoğalıyor.
Dünyada en çok ticareti yapılan ikinci emtia olarak yerini alan kahve,
üretimde Brezilya ilk sırada yer alırken, Vietnam, Kolombiya ile devam
eden sıralamada kahvenin doğum yeri olan Etiyopya, dördüncü sırada
kalıyor.
Dünya’nın bir numaralı kahve ithalatçısı Kolombiya’ya yolu düşen
olursa, araca izinsiz sıkılan spreyin şaşkınlığını yaşamasın, buraya
şimdiden not bırakıyorum. Kahveye bakteri girişini engellenmenin
yolunu kendi icatları olarak bulunduğu söyleniyor.
Ve
Kahve serüveni Dünya’nın en ücra köşesine kadar ulaşmayı başararak,
küresel pazara en çok katkı sağlayanlardan oluyor.
Kahve kokulu artık seyahatler.
Bir kez seyahat kokusunu alanların çifte düğünü mola duraklarında
gizli artık. Hem seyahat zevki hem de kahve kokusu birleşince
bahanelere zemin oluşturuyor istasyonlar.
Akaryakıt istasyonları shoplarında ürün çeşitliliğini artırırken en başa
kahveyi iliştiriyor. Tabelalarında kahve kokulu olup olmadığı şıppadak
anlaşılıyor.
Akaryakıt istasyonlarının kahve zincir markalarını bünyelerine
taşıyarak klasik shop ötesine inovasyona gitmesi, buranın sadece
seyahat mola mekanı olmaktan öteye gündelik buluşma noktalarına
çeviriyor.
Yolcuların yakıt depolarına yükletirken kahve kokularının shoplardan
dışarı taşarak sahaya yayılması shoplara davetkarlık sağlıyor.
Böylelikle shoplarda en ünlü markaların dijital makinelerini
yerleştirenlerle yolculara rahatlık sağlayacak boşluğu olanlar tercihte
ilk sırayı alıyor.
Seyahat boyunca ulaşılması en kolay shopların kahveyle bütünleşik
hizmet sunması, hem yolculara hem de işletmecilere kazandırıyor.
Rekabetin giderek arttığı mola mekanlarında kahve markaları
yarışıyor artık, yakıt fiyatları yerine.
Çok farklı kimliklerin çok farklı amaçlarla devam eden seyahatinde
aynı haz ve karede birleştiriyor kahve kokulu molalar.
Yakıt molaları kahve molalarına dönüşüyor…
Kahveyle güzel kokular katılan yolculuğa, yorgunluğun atılması
nihayetinde alışkanlığa bir parçası oluveriyor.
Sonrasında hep bir bahaneyle aralanan yolculuğa kahve çeşitliliği eşlik
ediyor.
Evini özleme bahanesine aracılık ediyor kahve kokuları..
Seyahat heyecanının yorgunluğa dönüştüğü anlarda evde ocak
üstünde pişen kahve dumanlarının kokusu yayılıyor etrafa.
Kilometrelerce yapılan seyahatlerin yorgunluğunda kumandanın
tutulduğu parmaklara özeniyor insan.
Bir an her şeyi değiştirip her yerde olma özgürlüğünü kahvenin
tadında arıyor.
Seyahat boyunca eşlik eden izlenimler, iyi ki oldular, anı sepetine bir
sayı daha ilave ederken, hatırlamak için kahve kokuları kafi geliyor.
Kahve kokusu sizi de çağırıyor mu zaman zaman?
Bir caddeden hızla ilerlerken, bir markette alış veriş yaparken,
fırından ekmek alırken, cash pointlerde sıradayken….
Bu dayanılmaz cazibeli kokusu iyi bir arabuluculuk göreviyle
birleştiriyor insanları.
Yol üstü yakıt istasyonlarında kahve alıp seyahat etmek artık
alışkanlığın ötesinde erişebilirliğin mecburiyeti olmuşken, bir zaman
diliminin geleceğe en güzel seyahat kokularıyla sinmesini, keyifle yol
üstü kahve duraklarında tadımlar; seyahat edenlere, planlayanlara
envaiçeşit mis kokulu seyahatler dilerim.
Ka’ve bahane seyahat şahane.
