Düşüncelerde Baharı Yeşertmek- Nevruz

Hatice BULAT

21-03-2025 12:46


Düşünce gücüne inanalı her düşünceyi üretebilmeyi öğreniyor insan.
Olanı olduğu gibi değil de, onunla biraz zaman harcamayla, o konuya
kafa yormayla, o konuyu ilgi alanına almayla… Aksi durumda her şey
manasız- anlamsız, tatsız-tuzsuz oluyor, yani çok yavan, çok…. Kış, yaz
fark etmeksizin tabiri caizse ot oluyor insan.

Bir kışı daha iyi-kötü, sevinçlerimiz-üzüntülerimizle, yaşadıklarımız-
yaşamadıklarımızla, kazanımlarımız- kayıplarımızla ardımıza bırakıp,
güneşin daha çok üzerimize doğacağı, ılıman günler yaşayacağımız
hayata yürüyoruz.
Kışın en doğal hali kar yağışı, artık iklim değişikliğinin kabullenişiyle
umutsuz vaka olarak görülüyor olsa da yine cemre günlerinde
ülkemizde kar yağışıyla beslenen topraklar, doğanın en temiz haliyle
kadrajlara giren hatıralar, doğanın kendini yeniden sunuşuyla bir kışı
daha geri bırakarak bahara erişiyoruz.
Çoğumuz soğuk günleri sevmeyiz, kış boyunca evden işe işten eve
hareketsiz yaşamın içindeyiz.
Her aktivitemizi bahara, yaza erteleriz. Dolayısıyla hem ruhumuz
hantallaşır hem de bedenimiz. Yoğun bulutlu ve ıslak günler, marul
kıyafetler neşemizi adeta küstürür. Oflayıp puflarız içimizdeki en ufak
çürük tohumlardan kışı sorumlu tutarız.
Aslında kış mevsimi insanın dinlenmesi ile birlikte düşünsellik
yaratması için bir zemindir. Yazın sıcaktan bezginlik geçiren, bunalan
insanın, kış havasında rahat nefes alması ve vücudunun daha fazla
enerji sarf etmesi de sağlanır.

Kışın insan tembel ama vücut çalışkandır. Kışın soğuktan üzerimizde
yoğunlaşan uyuşukluğu yaşarız, yazın ise sıcaktan rehavet çöker
tembellik yaşarız, kısaca her mevsim bahane üretiriz.
Kışın soğuk ya da serin havasının kıymetini her mevsimin güzelliğini ve
bereketini bilerek yaşamak, üşengeçliği atarak yağmurlu, serin ya da
soğuk hava demeden etkinliklere devam etmek baharı dinamik bir
şekilde karşılama fırsatı sunar, tabi ki soba veya petek başında
kumandayla, parmak ucuyla kaydırarak bol bol mesai harcamayarak.
21 Mart’a yine kavuşuyoruz. Erken gelen sıcak günlerinden ardından
bu kez, soğuk bir günde nevruza merhaba diyeceğiz.
Olsun, ama artık biliyoruz ki bahar gelmiştir. Toprak ısınmış ve yeşil
bitki örtüsüne kavuşmuş; çiçekler açmış; kuşlar bir başka ötüyor,
leylekler geliyordur.
Yeni rengarenk meyveler, yeni taptaze sebzeler, baharla birlikte
bahçelerde, bağlarda, sonrada raflarda yerini alacak, hayat sanki
baharla başlıyor gibi bizlerde bir heyecanla hayata tekrar sarılacağız.
*
21 Mart’ta Güneş kuzey yarım küreye yönelerek havaların ısınmasını
sağlar ve doğanın yeniden uyanışı başlar.
Orta Asya Türkleri, Anadolu Türkleri, İranlılar Nevruz’u yılbaşı kabul
eder. Doğanın yeniden canlıların yaşamını anlamlandırması kurtuluş
günü olarak görülür ve bayram havasında kutlanır.
Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Mart Dokuzu, Sultan Navrız gibi
adlarla da anılır, diğer bir adı da Ergenekon’dur.
Nevruz, 2009 yılında Azerbaycan, Hindistan, İran, Kırgızistan,
Pakistan, Özbekistan ve Türkiye’nin ortak başvurusuyla; Türkiye’de de
sekiz ilin paylaşımıyla, Unesco’nun insanlığın Somut Olmayan Kültürel
Mirasın temsili listesine kaydedilerek, ‘Nevruz Bayramı’ Dünya
çapında tescillenmiştir.

Nevruz’a da erişip bayram kutlandığına göre, marul gibi giyinmekten
yorulan bedenden sıyrılarak tüy hafifliğinde baharda açan çiçekler gibi
giyinerek yüzlerimize renk gelecek, kapalı mekanlarda sıkışmış beden
ve ruhumuzu yeniden semaların insafına bırakarak bahçelere parklara
sahillere gezintilere çıkacağız.

Cemrenin toprağa düşmesiyle yeşeren bitkiler ile havaların
ısınmasıyla insanoğlunun ruhuna düşen gülümseyiş; toprak, insan,
doğa bütünleşmesiyle hayat daha da ısınacak, hava durumu takibi
bırakılarak normalleşme sürecine dönülecektir.
**
Deniz, baharın gelişiyle bazen öyle hırçın öyle hırçın ki baharı geç
karşılayacağını bildirir gibi, karadan önce ısınarak doğanın kanununa
karşı gelmiyor, kendi içinde kanunun ruhuna uyuyor!

Baharı karşılarken, kendi içsel baharımızı inşa ederek, bahanelerin
arkasına doğa olaylarını koymadan inişsiz çıkışsız yaşamayı öğrenerek,
doğanın iyilik halini kendi iyilik halimizle bütünleştirerek, mucizevi
sinerji yaratabilmek emelimiz olmalı..

Tüm baharları içimizde yaşayabilmemiz ve yaşatabilmemiz dileğiyle.
Bol Baharlı Günler…

DİĞER YAZILARI HAİN ENFLASYONU 01-01-1970 03:00 YAPAY ZEKÂ: YENİ MODERNİTE 01-01-1970 03:00 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 SURİYE -VI- 01-01-1970 03:00 YILBAŞI MI? 01-01-1970 03:00 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü 01-01-1970 03:00 24 KASIM 1928 Öğretmenler! Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET EN GÜZEL FAZİLET 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE GİDEN YOL -I- 01-01-1970 03:00 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VİCDANI 01-01-1970 03:00 SAMSUN KİTAP SEVERLERİ ÇAĞIRIYOR 01-01-1970 03:00 EYLÜL’DE YÜRÜRKEN 01-01-1970 03:00 SURİYE’YE BİR BAKIŞ –V- 01-01-1970 03:00 KA’VE KOKULU SEYAHAT 01-01-1970 03:00 İYİ TOPLAYIN KIZLAR BAŞAKÇILAR ÇALMASIN 01-01-1970 03:00 Ünye Çamlığı Yaşama Tutunmaya Çalışıyor 01-01-1970 03:00 ORTA DOĞU’DA TEKNO-GÜÇ SAVAŞI-1- 01-01-1970 03:00 KURBAN OLMADAN 01-01-1970 03:00 SURİYE’YE BİR BAKIŞ -IV- 01-01-1970 03:00 90’LAR POP 01-01-1970 03:00 Suriye’ye Bir Bakış -III- 01-01-1970 03:00 MARTI 01-01-1970 03:00 Sayın Alp Medya Ajans kurucusu Hamza Alp’a çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum 01-01-1970 03:00 Nadir Elementler 01-01-1970 03:00 SURİYE’YE BİR BAKIŞ - II- 01-01-1970 03:00 Şükürler Ola Bayram Geldi Hayrola 01-01-1970 03:00 Suriye’ye Bir Bakış -1- 01-01-1970 03:00 HEPİMİZ AYNI TEKNEDEYİZ 01-01-1970 03:00 Ruhun Mevsiminde Olmak 01-01-1970 03:00 Ünye’den Bir Avşar Kızı Geçti 01-01-1970 03:00 Başlıksız !!! 01-01-1970 03:00 Biz İnsanların Kılıflandığı Kader 01-01-1970 03:00 Ah Kar Taneleri! 01-01-1970 03:00 Dez-Emekli-Lasyon-La Mücadele Yılı 01-01-1970 03:00 Eski Orta Direk; Yeni (M)Ort(A) Direk 01-01-1970 03:00 Dez-Emekli-Lasyon-La Mücadele Yılı 01-01-1970 03:00 Biz Aynı; Yıl Ayrı 01-01-1970 03:00 Sevgili Narin 01-01-1970 03:00