Seçimler yaklaştı, adaylar sahaya indi hummalı çalışmalar sürüyor. Bu seçimler yerel de sivil toplum örgütleri seçimleri, başkan adayları hep heyecanlı, seçimleri alırsak şunları bunları yapacağız derler, olur olmaz yaparlar yapamazlar bilmem ama koltuk tatlı olsa gerek, yıllardır orada oturanlar hala daha yapacaklarım var, bitmedi bir dönem daha isterim deyip yola çıkabiliyor. Tabi seçmenin takdiridir.
Seçmende 4 yılda iki üç ayda olsa ziyaretlerden memnun olduğu için bunun keyfini bari süreyim diyor. Ben olsam bu süreyi uzatmanın yoluna bakarım, vaat edilenler elle tutulur bir şey mi, yapılabilme imkanı nedir diye ince eleyip sık dokurum. Tabi ufak yerlerde her kes herkesi bir şekilde tanıyor hısım akrabalık var, onu ikna edemez ise onun sözünü kıramayacağı birini araya koyup oyunu almanın peşinde. 
Şimdi önümüzde iki önemli seçim var Ocak ayında, Birincisi Madeni Eşya Sanatkarlar Odası, bir diğeri Terziler Kuaförler ve sanatkarlar odası her iki odaya ve başkan adaylarına başarılar diliyorum. Sizlerin sayesinde yani adayların sayesinde kendilerinin odaya üye olduklarını fark ettiler (Her üye değil çoğu üye) hem memnun oldular, hem de üzüldüler. Bizimde sorunlarımızı anlatacağımız, dertleşebileceğimiz bir yerimiz varmış ama biz nerede olduğundan haberimiz bile yok denilen odalar var. Üyeler bu seçimler dolayısı ile kendilerini hatırlayan adaylara ve yapacakları işlere bakıp ona göre oy verecekler. Seçtikleri kişi diğerleri gibi seçimden seçime gelecekse yapacak bir şey yok. Böyle gelmiş böyle gitmeye devam ederler. Veya adayların vizyonuna gelişen teknolojiye olan bilgi birikimi hangi aşamada deyip değerlendirme yapması gerekmektedir. 
Sonra da beni seçimden seçime soruyorlar deyip dert yanmanın bir manası yoktur. Herkesin kendine göre aklı fikri var, aklınızı başkasına kiraya vermeyin ki hiç olmazsa seçimden seçime değil de her yıl hal hatır soran bir yönetimin gelmesine bari vesile olun