Yakın zamana kadar tiroit kanserinde en yaygın yaklaşım, tiroit bezinin ameliyatla çıkarılması ve ardından radyoaktif iyot tedavisi uygulanmasıydı. Son dönemde ise girişimsel radyoloji alanında kullanılan yeni yöntemler sayesinde hastalar için daha koruyucu seçenekler öne çıkıyor. TGRD 2026 Ulusal Kongresi’nde paylaşılan bilgilere göre, uygun hastalarda kanserli alan yalnızca hedef dokudan temizlenebiliyor, sağlıklı tiroit dokusu ise korunabiliyor. Isıtma ve dondurma temelli ablasyon teknikleri, açık ameliyat gerektirmeden uygulanabiliyor. Bu yaklaşım, hem tedavi sürecini daha konforlu hale getiriyor hem de hastanın günlük yaşama dönüş süresini kısaltıyor. Uzmanlar, yavaş seyreden tiroit kanseri türlerinde tüm organı almak yerine hedefe odaklanan yöntemlerin daha fazla gündeme geldiğini belirtiyor. Böylece tiroit nodülleri, seçilmiş kanser odakları ve bazı toksik nodüller için ameliyatsız tedavi kapısı daha da aralanıyor.

Kanserli Dokuya Nokta Atışı Müdahale Yapılıyor

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Saim Yılmaz, tiroit kanserlerinin büyük kısmının yavaş büyüdüğünü ve uzak yayılım riskinin düşük seyrettiğini anlattı. Verilen bilgiye göre bu kanser türlerinde uzun dönem sağ kalım oranı oldukça yüksek düzeyde bulunuyor. Bu nedenle güncel yaklaşımda, tüm tiroit bezini çıkarmak yerine yalnızca hastalıklı alanı hedef alan ablasyon yöntemleri daha çok gündeme geliyor.

Isıtma temelli radyofrekans ve mikrodalga ablasyon ile dondurma temelli kriyoablasyon, uygun olgularda kanserli dokunun etkisiz hale getirilmesini sağlıyor. Bu yöntemlerin uygulanabilmesi için ultrasonda belirgin lenf nodu metastazı görülmemesi gerekiyor. Çapı 1 santimetrenin altındaki kanser odaklarında hem ısıtma hem dondurma yöntemi güvenli şekilde kullanılabiliyor. Daha büyük odaklarda ise kriyoablasyon öne çıkıyor.

Tiroit Nodüllerinde İğne Deliğinden Tedavi Uygulanıyor

Uzmanların paylaştığı bilgiye göre embolizasyon tedavisinde kasıktan anjiyo yöntemiyle damara giriliyor ve nodülü ya da guatr dokusunu besleyen damarlar çok küçük taneciklerle kapatılıyor. Kan akışı kesilen doku zaman içinde küçülüyor. Ablasyon ve embolizasyon işlemleri lokal anestezi altında, iğne deliğinden yapılıyor. Hasta da kısa süre içinde günlük hayatına dönebiliyor.

Toksik nodüllerde ameliyat ya da atom tedavisi yerine ablasyon yöntemleri daha sık değerlendiriliyor. Radyofrekans, mikrodalga ve kriyoablasyon sonrası nodülde küçülme görülüyor. İyi huylu tiroit nodüllerinde ise takip sırasında büyüme, çevre dokuya baskı ya da dış görünümle ilgili rahatsızlık oluşursa tedavi gereksinimi doğabiliyor. Sıvı içeren nodüllerde alkol ablasyonu, katı yapılı nodüllerde ise ısıtma ya da dondurma tedavileri uygulanıyor. Açıklanan verilere göre tedavi sonrası 6 ay içinde nodül hacminde yüzde 60 ila 80 arasında küçülme sağlanabiliyor.