Kolesterol tedavisinde kullanılan evolocumab hakkında yayımlanan yeni analiz, kalp ve damar hastalıkları açısından yüksek risk taşıyan hastalara ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu. Mass General Brigham Heart and Vascular Institute araştırmacıları tarafından değerlendirilen VESALIUS-CV çalışmasında 12 bin 257 katılımcının verileri incelendi. Daha önce kalp krizi veya inme yaşamamış, damar duvarlarında plak birikimiyle seyreden aterosklerozu bulunan ya da yüksek riskli diyabeti olan yetişkinler araştırmaya dahil edildi. Uygun kolesterol düşürücü tedaviye rağmen LDL kolesterol seviyeleri yüksek kalan katılımcılar rastgele evolocumab veya plasebo grubuna ayrıldı ve ortanca 4,6 yıl takip edildi. Yapılan analizde tüm nedenlere bağlı ölüm oranının evolocumab kullanan grupta yüzde 20 daha düşük olduğu görüldü. Tahmini 5 yıllık ölüm oranı evolocumab verilen hastalarda yüzde 7,9 seviyesinde hesaplanırken plasebo grubunda yüzde 9,7 olarak kaydedildi. Araştırmanın sonuçları ESC Congress 2026 kapsamında sunuldu ve Circulation dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, çalışmanın doğrudan ölüm oranlarını değerlendirmek amacıyla tasarlanmadığına dikkat çekerek elde edilen verilerin keşifsel nitelikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Evolocumab Grubunda Ölüm Oranı Yüzde 20 Daha Düşük Çıktı
VESALIUS-CV kapsamında yapılan analizde evolocumab kullanan hastalar ile plasebo verilen katılımcıların ölüm verileri karşılaştırıldı. Katılımcıların ortanca yaşı 66 olarak açıklandı.Elde edilen verilere göre evolocumab grubundaki tahmini 5 yıllık ölüm oranı yüzde 7,9 seviyesinde kaldı. Plasebo grubunda ise oran yüzde 9,7 olarak hesaplandı. İki grup arasındaki farkın tedavinin yaklaşık 1,5’inci yılından itibaren görülmeye başladığı aktarıldı.
Araştırmacılar benzer ilişkinin hem aterosklerozu bulunan kişilerde hem de ateroskleroz kriterlerini karşılamadığı halde yüksek riskli diyabeti bulunan hastalarda görüldüğünü bildirdi. Kardiyovasküler nedenlere bağlı ölümler ile kardiyovasküler olmayan nedenlere bağlı ölümlerde de azalma gözlendiği kaydedildi.Takip döneminde kalp krizi, iskemik inme veya arteriyel revaskülarizasyon yaşayan katılımcıların kardiyovasküler olmayan nedenlerden yaşamını yitirme olasılığının da daha yüksek olduğu saptandı.
Araştırmacılar Kesin Nedensellik Konusunda Uyardı
Araştırmanın kıdemli isimlerinden Dr. Robert P. Giugliano, standart tedavilere eklenen evolocumab ile yoğun LDL kolesterol düşürülmesinin kalp krizi ve inme riskindeki azalmayla beraber daha iyi sağkalımla ilişkili görüldüğünü aktardı.Sonuçların yaş, cinsiyet, coğrafi bölge, başlangıçtaki LDL kolesterol seviyesi ve kullanılan diğer lipid düşürücü tedavilere göre incelendiğinde farklı hasta gruplarında benzer kaldığı bildirildi.
Araştırmacılar yine de önemli sınırlamaya dikkat çekti. VESALIUS-CV çalışması doğrudan ölüm oranlarındaki değişimi ölçmek amacıyla tasarlanmadığından, analiz evolocumab kullanımının ölüm oranındaki düşüşe kesin olarak neden olduğunu kanıtlamıyor.Elde edilen sonuçların keşifsel nitelikte olduğu belirtilirken verilerin VESALIUS-CV çalışmasının ana bulgularıyla uyumlu olduğu kaydedildi. Evolocumab veya diğer kolesterol ilaçlarının kullanımı ise hastanın sağlık durumu ve mevcut tedavileri dikkate alınarak hekim tarafından değerlendirilmelidir.

