Kanser vakaları dünya genelinde artış gösterirken, özellikle kan kanserlerinde geliştirilen yeni nesil tedavi yöntemleri, hastalıkla mücadelede önemli bir ilerleme sağladı. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz, gelişmiş moleküler tanı yöntemleri ve bireye özel tedavi yaklaşımları sayesinde kan kanserlerinin artık ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp yönetilebilir bir hale geldiğini belirtti.
Kan kanserlerinin görülme oranı her geçen yıl yükselirken, bu artış yalnızca vaka sayısındaki çoğalmayla değil, aynı zamanda gelişmiş tanı araçlarının yaygınlaşmasıyla da ilişkili. Özellikle genetik testler ve moleküler analizler sayesinde, daha önce fark edilmeyen hastalıklar erken dönemde tespit edilebiliyor. Bu da tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkiliyor. Türkiye’de de bu alanda önemli ilerlemeler kaydedildiği ve hastaların daha erken evrede tedaviye ulaşabildiği belirtiliyor.
Akıllı ve Canlı İlaçlar Tedavide Etkiyi Artırıyor
Prof. Dr. Tekgündüz, son yıllarda kan kanserlerinin tedavisinde “akıllı” ve “canlı” ilaçların ön plana çıktığını ifade etti. Akıllı ilaçlar, yalnızca kanserli hücreleri hedef alarak sağlıklı dokulara minimum zarar veriyor. Canlı ilaç olarak adlandırılan CAR-T hücre tedavilerinde ise hastanın kendi bağışıklık hücreleri genetik olarak yeniden programlanarak kanser hücrelerine karşı yönlendiriliyor.
Bu gelişmeler, özellikle lösemi ve lenfoma gibi hastalıklarda sağ kalım oranlarını artırırken, hastaların yaşam kalitesini de ciddi oranda yükseltiyor. Kronik miyeloid lösemi gibi bazı türlerde yeni nesil tedavilerle 10 yıllık sağ kalım oranlarının %90’a ulaştığı bildiriliyor. Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun birçok ileri tedaviyi geri ödeme kapsamına alması, hastaların bu yenilikçi yöntemlere ulaşmasında önemli rol oynuyor.

