Türkiye’de çocukluk çağı obezitesi, her geçen yıl daha da yaygınlaşıyor. Uzmanlara göre her dört çocuktan biri obezite riski taşıyor ve bu çocukların yüzde 80’i, yetişkinlik döneminde de aynı sorunla mücadele etmeye devam ediyor. Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve dijital bağımlılık bu sorunun en temel nedenleri arasında yer alıyor.

Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Elvan Bayramoğlu, çocukluk çağı obezitesini bir halk sağlığı sorunu ve küresel bir pandemi olarak tanımlıyor. 2022 verilerine göre dünyada 5 ila 19 yaş arasında yaklaşık 150 milyon obez çocuk bulunuyor. Bu sayının 2030 yılına kadar iki katına çıkabileceği tahmin ediliyor.

Erken Yaşta Tansiyon, Diyabet ve Karaciğer Problemleri

Çocuk Metabolizma ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Aktuğlu Zeybek ise obezitenin yalnızca fazla kilo değil; tansiyon yüksekliği, tip 2 diyabet, kolesterol artışı ve karaciğer yağlanması gibi birçok ciddi sağlık sorununu beraberinde getirdiğini vurguluyor. Üstelik bu rahatsızlıkların artık sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da sıkça görülmeye başlandığına dikkat çekiyor.

Kültürel olarak “kilolu çocuk sağlıklıdır” algısı, obeziteyi fark etmeyi zorlaştırıyor. Doç. Dr. Bayramoğlu, birçok ailenin çocuklarındaki kilo fazlasını fark etmediğini, genellikle başka sağlık şikayetleriyle geldiklerinde durumun ortaya çıktığını belirtiyor.

Çocukların günümüzde sokak yerine ekran başında vakit geçirmesi, hareketi azaltırken sağlıksız beslenmeyi artırıyor. Paketli gıdaların kolay ulaşılabilir olması, bu sorunu büyütüyor. İngiltere’de çocukların izleyebileceği saatlerde abur cubur reklamları yasaklanırken, uzmanlar benzer uygulamaların Türkiye’de de değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Prof. Dr. Zeybek, çocukların bu tür gıdaların zararlarını anlayamayacak yaşta olduğunu ve reklamlardan ciddi şekilde etkilendiklerini belirtiyor.

Son yıllarda çocuklar için geliştirilen zayıflama iğneleri umut vadediyor olsa da uzmanlar, bu yöntemlerin ancak yaşam tarzı değişikliğiyle birlikte işe yarayabileceğini ifade ediyor. Doç. Dr. Bayramoğlu, etkili bir tedavi için sadece ilaç değil; beslenme, egzersiz, aile eğitimi ve psikolojik desteği kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektiğini söylüyor.

Ergenlik döneminde beden algısının artmasıyla birlikte çocuklar, sosyal medya ve popüler akımların etkisiyle idealize edilmiş vücut ölçülerine ulaşmaya çalışıyor. Bu durum, gıda takviyeleri, protein tozları ve sporcu içeceklerine yönelimi artırıyor. Ancak bu ürünlerin bilinçsizce kullanımı, sağlık açısından ciddi riskler taşıyor.

Doç. Dr. Tanyel Zübarioğlu, ergenlik döneminin bireyin kimlik gelişimi açısından kritik bir süreç olduğunu ve bu dönemde sağlıklı beslenme davranışlarının kontrolünün gencin kendisine geçtiğini belirtiyor. Uzmanlar, çocukların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını koruyabilmek için ailelerin beslenme bozuklukları konusunda bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.