Naegleria fowleri adı verilen ve kamuoyunda "beyin yiyen amip" olarak bilinen mikroorganizmaya bağlı enfeksiyonlar yeniden gündemde. Uzmanlar, dünya genelinde bildirilen vakaların farklı bölgelerde görülmeye başlamasının iklim değişikliği, su sıcaklıklarının artması ve tanı yöntemlerinin gelişmesiyle ilişkili olabileceğini belirtiyor. Son olarak tatil için ailesiyle birlikte Kosta Rika'ya giden 11 yaşındaki Jordan Smelski'nin, doğal sıcak su alanında yüzdükten sonra gelişen enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitirmesi dikkatleri bu hastalığa çevirdi. Uzmanlara göre Naegleria fowleri genellikle sıcak tatlı sularda, kaplıcalarda ve bakımı yapılmayan havuzlarda bulunuyor. Mikroorganizma, kirli suyun burundan girmesiyle beyne ulaşabiliyor. Bu enfeksiyonun içme suyuyla bulaşmadığı ve insandan insana geçmediği belirtilirken, vakaların oldukça nadir görüldüğü ifade ediliyor. Ancak hastalık geliştiğinde erken teşhis büyük önem taşıyor.

Vakalar Farklı Ülkelerde Görülmeye Başladı

Bilimsel verilere göre 1962 ile 2023 yılları arasında dünya genelinde 488 Naegleria fowleri vakası bildirildi. Son yıllarda ise daha önce nadir görülen İtalya, Belçika, Slovakya ve ABD'nin kuzey eyaletleri gibi bölgelerde de enfeksiyon vakaları kaydedildi.Uzmanlar, su sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte mikroorganizmanın yaşam alanının genişleyebileceğini belirtiyor. Ayrıca gelişen laboratuvar yöntemleri sayesinde geçmişte teşhis edilemeyen bazı vakaların artık tespit edilebildiği ifade ediliyor.

Çocuklar Daha Fazla Risk Altında Görülüyor

Uzmanlara göre çocuklar sıcak sularda daha uzun süre vakit geçirdikleri için enfeksiyon açısından daha fazla risk taşıyabiliyor. Hastalığın ilk belirtileri arasında baş ağrısı, ateş, mide bulantısı, kusma ve bilinç değişiklikleri yer alabiliyor. İlerleyen süreçte nöbet, denge kaybı ve bilinç bozukluğu gelişebiliyor.

Sağlık uzmanları, sıcak tatlı sularda yüzerken suyun buruna kaçmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını ve bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor. Son yıllarda erken tanı ve güncellenen tedavi yöntemleri sayesinde bazı hastalarda olumlu sonuçlar elde edildiğine ilişkin bilimsel çalışmalar da yayımlanmaya devam ediyor.