Antalya’da termometrelerin gösterdiği değerler neden giderek yükseliyor? Hava sıcaklığı ile hissedilen sıcaklık arasında neden büyük fark oluşuyor? Kentte gündüz saatlerinde etkili olan sıcak hava, geceleri neden yerini serinliğe bırakmıyor? Temmuz ayıyla beraber Antalya’da sıcaklık ve nem oranlarının yükselmesi, kent sakinlerinin yanı sıra tatilcilerin de hava koşullarını yakından takip etmesine yol açtı. Meteorolojik sistemler, Akdeniz’den taşınan nem, deniz suyu sıcaklığı ve yoğun yapılaşma aynı anda etkili olduğunda hissedilen değer termometrede görülen seviyenin üzerine çıkabiliyor. Uzman değerlendirmelerine göre sıcak havanın etkisini artıran koşullar arasında açık gökyüzü, zayıf hava hareketleri ve beton yüzeylerin gün boyunca topladığı ısı da bulunuyor.
Yüksek Nem Hissedilen Sıcaklığı Artırıyor
Antalya’da yaz aylarında etkili olan sıcak hava, Akdeniz üzerinden gelen yoğun nemle birleşiyor. Nem oranı yükseldiğinde terin vücuttan buharlaşması zorlaşıyor. Vücudun doğal serinleme mekanizması yavaşladığı için ölçülen hava sıcaklığı daha yüksek hissediliyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Antalya ölçümünde hava sıcaklığı 29,9 derece olarak kaydedilirken hissedilen sıcaklık 34,2 derece seviyesinde gösterildi. Bu fark, nemin kentteki sıcaklık algısı üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.
Bulutların az olduğu günlerde güneş ışınları yeryüzüne daha uzun süre ulaşıyor. Rüzgârın zayıflaması da sıcak havanın kent üzerinde kalmasına neden oluyor. Dağlar ile deniz arasındaki coğrafi yapı, hava hareketlerinin yönüne göre sıcak ve nemli havanın kıyı kesimlerinde sıkışmasına yol açabiliyor.
İklim Değişikliği Ve Betonlaşma Sıcaklığı Besliyor
Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hassas bölgeler arasında bulunuyor. Bilimsel çalışmalar, sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi, daha uzun sürmesi ve gece sıcaklıklarının yüksek kalması riskine dikkat çekiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün iklim değerlendirmesinde Türkiye’nin batı kesimlerinde sıcak hava dalgalarının toplam süresinin bazı dönemlerde 15 ila 30 güne ulaştığı aktarılıyor.
Antalya’daki hızlı yapılaşma da kent merkezindeki sıcaklığın düşmesini zorlaştırıyor. Beton, asfalt ve yoğun binalar gün boyunca güneşten aldıkları ısıyı depoluyor. Depolanan ısı akşam ve gece saatlerinde yeniden havaya yayılıyor. Yeşil alanların azaldığı, hava dolaşımının binalar nedeniyle sınırlı kaldığı bölgelerde sıcaklık daha uzun süre korunuyor.
Deniz suyu sıcaklığındaki artış da gece boyunca havadaki nemin yüksek kalmasına katkı sağlıyor. Bu nedenle Antalya’daki sıcaklık artışı yalnızca mevsim koşullarından kaynaklanmıyor. Atmosferik sistemler, yüksek nem, ısınan deniz, iklim değişikliği ve kentleşme aynı dönemde etkili olduğunda kavurucu hava daha yoğun hissediliyor.

