Antalya’da görülen bir boşanma davası sürecinde Yargıtay, evli bir kadının kazancını yalnızca kendisi için harcamasını kusur olarak değerlendirdi. Davada kadının, eşinin kendisine fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığını öne sürerek boşanma talebinde bulunduğu, erkek eşin ise eşinin evin giderlerine katkı sağlamadığını iddia ettiği belirtildi. İlk derece mahkemesi boşanmaya karar verirken, kadının talepleri doğrultusunda erkeği tazminata mahkûm etti. Ancak süreç Yargıtay’a taşındığında dikkat çeken bir karara imza atıldı.
Kazancını Sadece Kendi İçin Harcayan Eş Kusurlu Sayıldı
Mahkemenin kararına itiraz eden erkek eş, maddi taleplerinden vazgeçmediğini belirterek dosyayı önce İstinaf Mahkemesi’ne, ardından Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise verdiği kararda, kadının evin giderlerine katılmamasını ve kazancını sadece kendisi için harcamasını kusur olarak değerlendirdi. Böylece yerel mahkeme kararı bozuldu. Kararda, evlilik birliğinin yükümlülüklerine ortak katkı sağlanması gerektiği vurgulandı.
İstanbul Barosu’na bağlı Avukat Dilek Yüksel, kararı değerlendirerek, Türk Medeni Kanunu’nun 186. maddesine dikkat çekti. Yüksel, “Eşler, evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katkıda bulunmak zorundadır. Kadının bu tutumu, sadece ekonomik değil aynı zamanda duygusal şiddet olarak da yorumlanabilir. Bir eş, ‘Kazancımı yalnızca kendime harcarım, giderleri eşim karşılasın’ diyemez. Bu, evlilik birliğine aykırıdır” ifadelerini kullandı.

