Tuvalet kağıtlarında sağlığa zararlı kimyasallar bulunuyor mu, günlük kullanım risk oluşturuyor mu? Tuvalet kağıtlarıyla ilgili yapılan bir araştırma, bazı ürünlerde “kalıcı kimyasallar” olarak bilinen PFAS grubuna ait maddelerin bulunduğunu ortaya koydu. Çalışmada standart ve geri dönüştürülmüş tuvalet kağıdı örnekleri incelenirken, bu ürünlerin atık su sistemlerindeki PFAS kirliliğine katkı sağlayabileceği belirlendi. Ancak araştırma, tuvalet kağıdı kullanmanın insanlarda doğrudan kanser veya başka bir hastalığa yol açtığını göstermiyor. Bilim insanlarının üzerinde durduğu temel konu, bu kimyasalların kanalizasyon sistemlerine taşınması ve çevrede uzun süre kalabilmesi. PFAS grubundaki bazı maddelere belirli düzeylerde maruz kalmanın çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğu biliniyor.

Tuvalet Kağıdında PFAS Bulundu Mu?

Florida Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ve Environmental Science & Technology Letters dergisinde 2023 yılında yayımlanan çalışmada tuvalet kağıtları ile atık su çamurlarındaki PFAS miktarları incelendi.

Araştırmada en fazla tespit edilen PFAS türünün 6:2 fluorotelomer phosphate diester, kısa adıyla 6:2 diPAP olduğu açıklandı. Hesaplamalara göre tuvalet kağıdı kullanımı kişi başına yılda yaklaşık 6,4 ile 80 mikrogram arasında 6:2 diPAP’ın atık su sistemlerine ulaşmasına katkı sağlayabiliyor.

Bilim insanları hem normal hem de geri dönüştürülmüş liflerden üretilen tuvalet kağıtlarını inceledi. Araştırmacılar, kağıt üretim sürecinin ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin PFAS’ın ürünlere ulaşmasında rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Çalışmanın odak noktası doğrudan insan vücuduna geçen PFAS miktarını ölçmek değil, tuvalet kağıdının atık sulardaki PFAS kirliliğine ne kadar katkıda bulunduğunu belirlemekti. Bu nedenle araştırmadan “tuvalet kağıdı kanser yapıyor” şeklinde bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

PFAS, binlerce farklı kimyasalı kapsayan geniş bir grup. ABD Çevre Koruma Ajansı’na göre bu gruptaki bazı maddelere belirli düzeylerde maruz kalmak böbrek ve testis kanseri riskinin artması, bağışıklık sistemi üzerindeki etkiler ve kolesterol seviyelerindeki değişiklikler dahil çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Bununla birlikte PFAS türlerinin tamamı aynı seviyede incelenmiş değil ve sağlık etkilerine yönelik araştırmalar devam ediyor.

Atık Sulardaki PFAS Kirliliğine Ne Kadar Katkı Sağlıyor?

Araştırmada farklı bölgelerde kullanılan tuvalet kağıtlarından elde edilen veriler, mevcut atık su çalışmalarındaki sonuçlarla karşılaştırıldı. Bilim insanları tuvalet kağıdının bazı ülkelerde 6:2 diPAP kirliliğinin dikkat çekici bir bölümünü oluşturabileceğini hesapladı.

Çalışmada yapılan tahminlere göre tuvalet kağıdının kanalizasyondaki 6:2 diPAP yüküne katkısı Fransa’da yaklaşık yüzde 89, İsveç’te yüzde 35, ABD ve Kanada’da ise yaklaşık yüzde 4 seviyesinde hesaplandı.

Ülkeler arasındaki farkın tuvalet kağıdının tek başına daha kirletici olmasından kaynaklanmadığı belirtiliyor. Kozmetik ürünleri, tekstil ürünleri, gıda ambalajları ve farklı tüketici ürünleri de atık su sistemlerine PFAS taşıyabiliyor. Bu nedenle diğer kaynakların yoğun olduğu bölgelerde tuvalet kağıdının toplam içindeki payı daha düşük olabiliyor.

PFAS maddelerinin çevrede kolay parçalanmaması, atık su ve arıtma çamurlarındaki birikimin yakından takip edilmesine neden oluyor. Arıtma çamurlarının tarım arazilerinde kullanılması halinde bazı PFAS türlerinin toprak, su ve gıda üretim sistemlerine taşınması da araştırılan konular arasında bulunuyor.

Mevcut bilimsel veriler tuvalet kağıdının PFAS kirliliğinin kaynaklarından biri olabileceğini gösteriyor. Ancak günlük tuvalet kağıdı kullanımının insan sağlığı açısından tek başına ne kadar risk oluşturduğunu belirlemek için doğrudan maruziyet seviyelerini inceleyen daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunuyor