Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında emsal niteliği taşıyan bir karara imza attı. Kararda, sağlık sorunları yaşayan eşin tedavi sürecinde yanında olmamak ve gerekli desteği sağlamamak, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ağır kusur olarak değerlendirildi. Dosyada yer alan olayda, eşinin kendisini evden kovduğunu ve bir süre camide kaldığını öne süren kocanın açtığı boşanma davası, yerel mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme, yapılan yargılama sonunda sağlık sorunları yaşayan eşiyle ilgilenmeyen ve bakım sorumluluğunu yerine getirmeyen tarafın davacı olduğu kanaatine vardı. Karar, istinaf incelemesinin ardından Yargıtay'a taşındı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de yerel mahkemenin değerlendirmesini hukuka uygun bularak hükmü onadı.

Mahkeme Sağlık Sürecindeki Tutumu Değerlendirdi

Yargılama sürecinde davalı kadın, şeker hastalığı nedeniyle görme kaybı yaşamaya başladığını, tedavi sürecinde eşinden destek görmediğini ve bakımının kardeşi ile çocukları tarafından üstlenildiğini ileri sürdü.

Yerel mahkeme, tanık beyanları ve dosyadaki delilleri değerlendirerek davacının eşinin sağlık sorunlarıyla ilgilenmediği kanaatine vardı. Davalı kadının ayrı yaşamasının tek başına kusur oluşturmadığı belirtilirken, davacının iddialarını yeterli delille ispatlayamadığı ifade edildi.

Yargıtay Kararı Onadı

Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onayarak, hasta eşin tedavi sürecine destek verilmemesini ve bakım yükümlülüğünün yerine getirilmemesini evlilik birliğini temelinden sarsan ağır kusur kapsamında değerlendirdi.

Kararla birlikte ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin hükmü kesinleşirken, kararın benzer boşanma davalarında emsal olarak değerlendirilebileceği belirtiliyor.