Resmî Gazete’de 19 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 7566 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nda önemli değişiklikler yapıldı. Özellikle enflasyon düzeltmesinin yeniden yürürlüğe girmesi, değerli konut vergisi uygulamaları ve dijital hizmetler vergisinde yapılan yeni düzenlemeler, şirketler ve bireysel mükellefler için çeşitli sonuçlar doğurdu. Ekonomik ve mali değerlendirmeleriyle bilinen Dünya Gazetesi yazarı Zeki Gündüz, bu yeni süreci dört başlık altında analiz etti. Yapılan değişiklikler özellikle yatırım yapan şirketleri, gayrimenkul sahiplerini ve dijital reklam veren işletmeleri doğrudan etkiliyor. Enflasyon muhasebesi, yeniden değerleme, değerli konut vergisi matrahı ve emlak vergisi davaları gibi başlıklar, mükellefler açısından dikkatle takip ediliyor. Mali İdare’nin yeni düzenlemelere yaklaşımı ve ilerleyen süreçte yapılacak açıklamalar, uygulamanın yönünü belirleyecek.
Enflasyon Düzeltmesi, Dijital Vergi ve Değerleme Tartışması
Enflasyon düzeltmesinin kaldırılması, borçla yatırım yapan şirketlerin gelirlerini artırırken, öz kaynak kullanan firmalar için matrahı düşürücü etki yaratabiliyor. Ayrıca banka ve finans kuruluşlarının bazı avantajlarını kaybetmesine neden olan bu düzenleme, yeniden değerleme yoluyla telafi edilebilecek. Ancak, lifo yöntemi hâlâ geri getirilmiş değil. Dijital hizmet vergisinin kademeli olarak düşürülecek olması (2026’da %5, 2027’de %2,5) ise sektörde olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, vergilendirmenin asıl yükünün reklam veren yerel işletmelere yansıdığı belirtiliyor.
Değerli konut vergisi mükellef sayısının, emlak matrahlarındaki artış nedeniyle önümüzdeki yıllarda hızla artacağı öngörülüyor. Gündüz’e göre, 2027 sonrasında bu alanda ciddi bir genişleme yaşanabilir. 2026 yılı için belirlenen yeni düzenlemede, 2025 emlak vergisi tutarlarının iki katının aşılamayacağı belirtilse de, bu ifadeye ilişkin yorumlar farklılık gösteriyor. Değerin iki katı mı yoksa iki kat fazlası mı olduğu yönünde belirsizlik bulunurken, Mali İdare’nin tutumu henüz netleşmiş değil. Bu durum, halen devam eden emlak vergisi davalarında otomatik bir sonuç doğurmasa da, yeni beyan değerlerine dava açma eğilimini azaltabilir.

