Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Cem Şenocak, son dönemde fındık sektöründe yaşanan dengesizliklere dikkat çekerek, sektörün en büyük aktörlerinden biri olan Ferrero’nun sektördeki rolünü yeniden değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Ferrero’nun doğrudan fındık ticaretine müdahil olması nedeniyle üreticiden tüccara, sanayiciden ihracatçıya kadar birçok kesimin zorlandığını ifade eden Şenocak, mevcut yapının rekabet kurallarına uygun ve sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Yaklaşık 600 karakterlik bu giriş bölümü, hem sektörün içinde bulunduğu tabloyu hem de çözüm önerilerini ortaya koyuyor. Şenocak, Rekabet Kurumu’na yapılan başvurular ve süren davaların yakından takip edildiğini belirterek, bu sürecin yalnızca bir kurum ya da şirketle sınırlı kalmadığını, tüm sektörü doğrudan etkilediğini söyledi.

“Ferrero Mamul Üretimine Odaklanmalı”

Şenocak, Ferrero’nun doğrudan fındık alımı yaparak ticaretin dengelerini bozduğunu ifade etti. “Ferrero kendi ihtiyacı kadar fındığı almalı, işleyip ihraç etmeli. Ancak sektörde ticari değişikliklere gidilirse hem üretici hem Ferrero kazançlı çıkar. Bu süreçte Ferrero’nun katma değerli mamul ürün üretimine yönelmesi, ülke ekonomisine de katkı sağlar,” dedi.

“Açık ve Şeffaf İhale Sistemi Kurulmalı”

Ferrero’nun iç fındık ihtiyacını şeffaf ve açık ihale sistemi ile karşılaması gerektiğini vurgulayan Şenocak, “Kaliteye göre sınıflandırılmış fiyatlandırma modeli sektör için yol gösterici olur. Bu yapı hem piyasada güveni artırır hem de haksız rekabeti ortadan kaldırır,” açıklamasında bulundu. Şenocak, kalite bazlı fiyatlandırmanın A/B/C sınıfları üzerinden şekillenebileceğini ve bu sistemin sürdürülebilirliği artıracağını söyledi.

“Ticaret Değil Üretim Ön Planda Olmalı”

Ferrero’nun esas kazancının kabuklu fındık ticaretinden değil, işlenmiş ürünlerden geldiğini hatırlatan Şenocak, doğrudan ticaretten çekilmenin Ferrero’nun da lehine olacağını dile getirdi. “Ticaret ağı büyüdükçe ayrım derinleşiyor. Bu da üretici gelirlerini düşürüyor, sektörün genel sağlığını tehdit ediyor. Ayrıca fındık ekiminin yayılmasıyla sebze ve meyve üretimi de darbe alıyor. Bu durum gıda fiyatlarını etkiliyor,” dedi.

“Altın Gibi Ürün Tenekeye Dönüşmesin”

Türkiye’nin en önemli ihraç ürünlerinden biri olan fındığın dünya pazarında değer kaybettiğine dikkat çeken Şenocak, “Altın gibi değerli bir ürünü gümüşe, oradan tenekeye dönüştürmeyelim. Bu süreci iyi yönetemezsek hem döviz kaybı yaşarız hem de sektörün geleceği zarar görür,” ifadelerini kullandı.

Ulusal Fındık Konseyi, tüm paydaşlarla birlikte süreci dikkatle izlediklerini ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini açıkladı.