İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, “terör örgütüne yardım” suçlamasıyla yapılan tutuklama talebi İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği tarafından değerlendirmeye alındı. Mahkeme, tutuklama için yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetti. Aynı dosya kapsamında, daha önce yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan İmamoğlu’nun, bu kez terör örgütüyle bağlantılı iddialara karşı verdiği detaylı ifade kamuoyuna yansıdı.

Mahkeme İfadesi: “Pusu ve Kumpas”

Ekrem İmamoğlu, mahkemede yaptığı savunmada, hakkında hazırlanan sevk yazısının detaylarını inceleme fırsatı bulduğunu belirtti. Yazının kendisine ifade veren savcı tarafından değil, başka iki savcı tarafından hazırlandığını vurgulayan İmamoğlu, içeriğin büyük bölümünde terör örgütleriyle ilişkili yayınların ve söylemlerin yer aldığını ifade etti. Bu durumun, “hukuki bir işlem değil, sistematik bir kumpas” olduğunu dile getirdi.

İmamoğlu, “Sayfalarca yazılanlar benim için çöp niteliğindedir,” diyerek, kendisine yöneltilen suçlamaların hukuki değil, siyasi saiklerle hazırlandığını savundu. Kendisini sorgulayan kişilerin meslek ahlakını yitirdiğini ifade eden İmamoğlu, “Bu tür pusu ve kumpaslar, ancak terör örgütü mensuplarının yöntemleriyle hazırlanabilir” ifadesini kullandı.

“Vatan Sevgimizi Kimse Ölçemez”

İfadesinde, vatana ve millete olan bağlılığının sorgulanamayacağını dile getiren İmamoğlu, kendisini hedef alan kişilerin Ramazan ayında kul hakkını aşarak kamu vicdanını zedelediğini söyledi. “Beni sorgulayanlar benim vatan sevgimi ölçemez. Yazılan her şey değersizdir” diyen İmamoğlu, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında gençlerle birlikte yeni bir siyasi dönem inşa etmeye kararlı olduğunu belirtti.

İddiaların temelinde, mülkiye müfettişliğince hazırlanıp daha sonra kaybolduğu öne sürülen bir raporun bulunduğunu aktaran İmamoğlu, bu raporda İçişleri Bakanlığı döneminde yapılan bazı personel atamalarının siyasi gerekçelerle hedef alındığını ifade etti. İfadede sıkça, suç isnadına karşı net ve reddedici bir dil kullanıldığı gözlemlendi. “Benimle ilgili terör örgütü üyeliği gibi bir iddiada bulunabilecek kişi henüz doğmamıştır,” sözleriyle kendisine yönelik suçlamaları kesin bir dille reddeden İmamoğlu, serbest bırakılmasını talep etti.

İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, savunmasında dosyada yer alan suçlamaların hukuki temelden yoksun olduğunu belirtti. Pehlivan, “Bu iddialar zayıf ve politik saiklerle hazırlanmıştır. Dayanağı ise ortadan kaybolan ve içerdiği bilgilerin güvenilirliği tartışmalı olan bir mülkiye müfettişliği raporudur,” dedi. Avukat ayrıca, söz konusu raporda daha önceki belediye yönetimlerinin ve İçişleri Bakanlığı dönemlerinin işlemlerine de yer verildiğini hatırlattı.

İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, savunmaların ardından tutuklama talebini reddetti. Mahkeme, İmamoğlu'nun yargılama sürecinde kaçma ya da delilleri karartma ihtimalinin bulunmadığını, mevcut delillerin de tutuklamayı gerektirecek nitelikte olmadığını belirtti. Böylece İmamoğlu hakkında “terör örgütüne yardım” suçlaması kapsamında herhangi bir tutuklama kararı verilmedi.