İklim değişikliği ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle Türkiye’nin son 50 yılda 2 Marmara Denizi büyüklüğünde sulak alan kaybettiği açıklandı. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, su krizinin artık kaçınılmaz bir gerçek olduğunu belirterek, ülkedeki sulak alanların büyük bir bölümünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Sulak Alanları Tehlikede

Türkiye, RAMSAR Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınan 135 sulak alana sahip. Ancak hatalı su yönetimi, aşırı su tüketimi, sanayi baskısı ve yanlış tarım uygulamaları nedeniyle bu alanların neredeyse yarısı kaybedildi.

Tamamen kuruyan göller:

  • Seyfe Gölü
  • Kuyucuk Gölü
  • Meke Gölü

Ciddi su kaybı ve kirlilikle mücadele eden alanlar:

  • Manyas, Burdur ve Uluabat Gölleri
  • Göksu, Kızılırmak ve Gediz Deltaları
  • Akyatan ve Yumurtalık Lagünleri

Dr. Kesici, Kızören Obruğu çevresinde aşırı su çekimi nedeniyle yeni obruklar oluştuğunu belirterek, sorunun kontrol altına alınmaması halinde daha büyük çevresel felaketlerin yaşanabileceğini ifade etti.

Akdeniz Bölgesi'nde Antalya, Isparta ve Burdur’da toplam 155 bin hektarlık sulak alan bulunuyor. Ancak tarımsal sulama, sondaj kuyularının aşırı kullanımı, sanayi ve madencilik faaliyetleri nedeniyle bu alanlar hızla yok oluyor.

Özellikle Antalya’nın Yamansaz, Boğazkent ve Aksu deltası gibi bölgeleri sulak alan olma özelliğini kaybetmiş durumda. Dr. Kesici, Antalya gibi antik kentlerin varlık sebebi olan su kaynaklarının hoyratça tüketildiğini ve önlem alınmazsa daha fazla alanın kuruyacağını ifade etti.

2050’ye Kadar Su Krizi Daha Da Derinleşecek

Dr. Kesici, 2050’ye kadar her dört kişiden birinin su kıtlığı yaşayan ülkelerde yaşayacağını belirterek, su kaynaklarının korunması için acil eylem planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin su yönetiminde radikal kararlar almazsa, çok daha büyük kayıplarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.