Jeolojik araştırmalar yürüten ve bugüne kadar birçok depremi yer, zaman ve büyüklük bilgisiyle önceden tahmin ettiğini öne süren Timuçin Özat, Akdeniz'de büyük bir deprem riski bulunduğunu dile getirdi. Özat, 2026 ile 2029 yılları arasında Girit Adası'nın güney hattında 8.1 ila 8.2 büyüklüğünde bir deprem beklendiğini, bu depremin bazı bölgelerde Mercalli ölçeğine göre 9-10 şiddetine ulaşabileceğini ifade etti.
Afrika levhasının Ege ve Anadolu levhalarının altına doğru hareketiyle oluşan bu gerilmenin, 722 yıllık bir birikime sahip olduğunu iddia eden Özat, bu durumun büyük bir sismik boşluk anlamına geldiğini belirtti. Olası bir depremin ardından Akdeniz genelinde tsunami oluşabileceğini söyleyen Özat, bu dalgaların 15 ila 25 dakika içinde Türkiye kıyılarına ulaşabileceğini ve bazı bölgelerde dalga boyunun 8 metreye, kara içine ilerleme mesafesinin ise 2 kilometreye kadar çıkabileceğini ifade etti.
Muğla, Antalya ve İzmir Kıyıları Risk Altında
Olası büyük depremin etkileyebileceği bölgeler arasında Türkiye’nin güneybatı sahilleri öne çıkıyor. Timuçin Özat’a göre Muğla'nın Bodrum, Fethiye, Marmaris, Milas, Datça, Ula, Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman ilçeleri ile Antalya'nın batısı, Alanya ve çevresi, Aydın'da Kuşadası, Didim, Söke ve İzmir'in güneyindeki Selçuk, Seferihisar, Urla ve Çeşme gibi kıyı ilçeleri bu etkiden doğrudan etkilenecek.
Özat, tsunami etkisinin yalnızca kıyı kesimlerle sınırlı kalmayacağını, dalgaların koy ve körfezlerde su duvarı oluşturma riski taşıdığını ifade etti. Ayrıca 2026-2028 arasında bu büyük sarsıntıdan önce 5.0 ila 5.8 büyüklüğünde artçı veya öncü sarsıntılar yaşanabileceğini öne sürdü. Girit açıklarında meydana gelmesi beklenen bu depremin, Türkiye’nin batısından Karadeniz’in bazı bölgelerine kadar hissedilebileceğini belirtti.



