İzmir'de sağanak yağış sırasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden İnanç Öktemay (44) ve Özge Ceren Deniz'in (23) ölümüne ilişkin dava süreci devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen keşfin ardından bilirkişi heyeti, müdahale edilen kablonun olay yerindeki kablolarla uyuşmadığını tespit etti. Bu gelişme üzerine mahkeme, yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verdi.

12 Temmuz’da İzmir’de etkili olan sağanak yağış, Bayraklı ilçesinde cadde ve sokakların suyla dolmasına neden olmuştu. Bu sırada yağmurdan korunmak isteyen İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz, suyla dolan yolda elektrik akımına kapılmıştı. Aynı yerde bulunan ikinci el eşya satıcısı İnanç Öktemay da Deniz'e yardım etmek isterken akıma kapılmıştı. Her iki kişi de kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Bu trajik olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 30 kişiden 14'ü tutuklanmıştı. Daha sonra birçok kişi adli kontrolle serbest bırakılırken, davada 42 kişi hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Sanıklar arasında İZSU yöneticileri, belediye görevlileri ve elektrik dağıtım şirketi GDZ Elektrik personelleri de yer aldı.

İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bilirkişi heyeti olay yerinde 9 Aralık'ta keşif gerçekleştirdi. Bu keşfin ardından 9 Ocak’ta düzenlenen duruşmada, elektrik kablolarının tamirini yapan GDZ Elektrik firmasında görevli iki tutuklu sanık, arıza onarım personeli Fırat Akbay ile arıza onarım ustası Mesut Türkan, mahkemede ifade verdi.

Sanık Fırat Akbay, olay günü arıza kaydının kendisinde olmadığını, ancak vatandaşların uyarısıyla yolda elektrik kaçağı tespit ettiğini söyledi. Akbay, "Kabloyu bulduktan sonra korega borusuna kadar bastırdım ve kabloyu borunun içine yerleştirdim. Fakat bilirkişi tarafından gösterilen kablolar, benim müdahale ettiğim kablo değil" dedi.

Bir diğer sanık Mesut Türkan ise tamir işlemi sırasında kabloyu korega borusuna aldıklarını belirterek, "Bizim elimizde metre yoktu, derinliği ölçme şansımız yoktu. Tahminime göre 25-30 santimetre kadar kazı yapmış olabiliriz. Ancak gösterilen kabloların, olay yerinde müdahale ettiğimiz kablolar olmadığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Sanıkların ifadelerinin ardından bilirkişi heyeti, olay yerinden alınan 4 kablo ile GDZ Elektrik’ten alınan 1 kabloyu sanıklara gösterdi. Ancak sanıklar, bu kabloların kendilerinin müdahale ettiği kablolar olmadığını iddia etti. Bu çelişkili durum üzerine mahkeme, yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verdi.

Bilirkişi Raporunda "Zincirleme Kusur" Vurgusu

Davanın seyrini değiştiren en önemli belgelerden biri de 5 kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor oldu. Raporda, olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu belirtilerek, kazada Deniz ve Öktemay'ın herhangi bir kişisel kusurunun olmadığına dikkat çekildi. Raporda, olayın gerçekleştiği yerde hem İZSU hem de GDZ Elektrik'in koruyucu ve önleyici tedbirleri almadığı vurgulandı. Olayın, "zincirleme kusurlar silsilesi" sonucu meydana geldiği ifade edildi.

Sanıkların Savunmaları

Mahkemedeki savunmalarında sanıklar, suçlamaları kabul etmedi. Sanıklardan Fırat Akbay, "Olay yerindeki vatandaşlar, yolda elektrik kaçağı olduğunu söyleyince kontrol ettim. Arızayı tespit ettikten sonra yetkili amirimi arayarak bilgi verdim ve müdahale ettim. Ancak bana gösterilen kablolar kesinlikle o gün müdahale ettiğim kablolar değil" dedi.

Sanıklardan Mesut Türkan da, çalışma sırasında korega borusunu kullanarak kabloyu izole ettiklerini ve bu işlemin ardından kablonun bir daha dışarı çıkmasının imkansız olduğunu savundu. Türkan, gösterilen kabloların kendilerinin müdahale ettiği kablolarla aynı olmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti, 9 Ocak’taki duruşmada önemli bir ara karar aldı. Bilirkişi heyetinin sanıkların beyanlarını da dikkate alarak yeni bir bilirkişi raporu hazırlamasına karar verildi. Mahkeme ayrıca tutuklu sanıklardan Ömer Karabilgin ve Barış Koç'un devlet memuru sıfatına sahip olmaları nedeniyle dosyalarının ayrılmasına ve tahliye edilmelerine hükmetti.

Bununla birlikte İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel ve diğer bazı sanıkların dosyalarının ayrılarak, memur oldukları gerekçesiyle haklarında izin alınması için süreç başlatıldı.

Davanın seyrini belirleyecek en önemli unsurlardan biri de bilirkişi heyetinin hazırlayacağı yeni rapor olacak. Bilirkişi heyetinin, arızalı kablolar ve olay gününe ait görüntülerin uydu fotoğraflarındaki görüntülerle karşılaştırılması bekleniyor. Mahkeme, yeni bilirkişi raporunun hazırlanması için süre tanıdı.

Bu arada, duruşmaya katılan İnanç Öktemay’ın yeğeni Berfin Öktemay’ın davaya katılma talebi reddedildi. Mahkeme, olayla ilgili olarak Demircan A.Ş. yetkilisi Cenan Demircan hakkında verilen takipsizlik kararının kaldırılmasına ve hakkında soruşturma açılması için Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına hükmetti.

Bu gelişmelerle birlikte, İzmir'de sağanak yağış sırasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden İnanç Öktemay ve Özge Ceren Deniz'in ölümüne ilişkin dava daha da karmaşık bir hal aldı. Sanıkların ifadeleri ve bilirkişi raporundaki çelişkiler, davanın sonucunu merakla bekleyen aileler ve kamuoyu için belirsizliği artırıyor. Yeni bilirkişi raporunun davanın gidişatına nasıl yön vereceği, önümüzdeki duruşmalarda netlik kazanacak.