Türkiye’de her yıl milyonlarca ton gıda, yalnızca ambalaj üzerindeki tarih bilgisi nedeniyle çöpe atılıyor. Uzmanlara göre bu durum hem aile bütçesini hem de ülke ekonomisini doğrudan etkiliyor. Yapılan değerlendirmelere göre Türkiye’de yılda yaklaşık 26 milyon ton gıda israf ediliyor. Tarladan sofraya kadar yaşanan kayıpların yanı sıra, israfın önemli bir bölümü son kullanma tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi kavramlarının karıştırılmasından kaynaklanıyor. Güvenli ve tüketilebilir durumda olan birçok ürün, tarih etiketinin yanlış yorumlanması nedeniyle çöpe gidiyor. Avrupa’da çöpe atılan gıdanın yüzde 10 ila 15’inin bu kavram karmaşasından kaynaklandığı belirtilirken, Türkiye’de bu yanlış anlaşılmanın ekonomik karşılığının yıllık 46 milyar liranın üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
SKT Ve TETT Arasındaki Fark Bilinmiyor
Temel İhtiyaç Derneği Başkanı Hande Tibuk, son kullanma tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi arasındaki farkın yeterince bilinmediğini ifade etti. Tibuk, bir gıda maddesinin bozulma hızının içerdiği su miktarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Su oranı yüksek olan et, süt, yumurta ve balık gibi hayvansal ürünlerde son kullanma tarihinin sağlık açısından kritik öneme sahip olduğunu aktardı.
Buna karşılık makarna, konserve ve kuru gıda gibi ürünlerde durumun farklı olduğunu dile getiren Tibuk, uygun koşullarda saklanan ve görünüm, koku ile tat açısından bozulma belirtisi göstermeyen ürünlerin tavsiye edilen tüketim tarihinden sonra da tüketilebileceğini söyledi. Özellikle kuru gıdalarda tarih bilgisinin kaliteyi işaret ettiğini, güvenlik sınırı anlamına gelmediğini vurguladı.
Taze Ürün Arayışı Ve Büyük Porsiyonlar İsrafı Artırıyor
Tüketicilerin raflarda en ileri tarihli ürünü tercih etme eğiliminin de israfa neden olduğu belirtiliyor. Tarihi daha yakın olan ürünlerin çoğu zaman satın alınmadığı, bu nedenle perakende zincirlerinde çöpe gittiği ifade ediliyor. Türkiye’de kişi başı yıllık gıda israfının 100 kilograma ulaştığı, yalnızca son kullanma tarihi geçen ürünlerin ekonomik karşılığının yaklaşık 46 milyar lira olduğu kaydediliyor.
İsrafın sadece evlerle sınırlı kalmadığı, hizmet sektöründe de yüksek seviyelere ulaştığı belirtiliyor. Açık büfe uygulamaları ve büyük porsiyonlu sunumların tüketimden fazla ürün alınmasına yol açtığı ifade ediliyor. Uzmanlar, alışveriş planlaması yapılması ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmesinin gıda israfını azaltmada önemli rol oynadığını belirtiyor.

