ABD’de faaliyet gösteren Scripps Araştırma Translasyonal Enstitüsü’nün kurucusu ve yöneticisi olan Dr. Eric Topol, uzun ve sağlıklı yaşlanmanın ipuçlarını, kişisel gözlemleri ve bilimsel veriler eşliğinde kamuoyuyla paylaştı. Aynı zamanda kardiyoloji uzmanı ve araştırmacı kimliğiyle tanınan Topol’un dikkat çekici bir vakası, bu alandaki yaklaşımını da pekiştiriyor.
Topol’un aktardığına göre, bir gün 99 yaşında bir hasta kliniğe tek başına geldi. Herhangi bir yakını ya da refakatçisi olmayan bu kadın, kendi aracını kullanarak muayenehaneye ulaşmıştı. Gözlemlediği ilk ayrıntı buydu. Ancak dikkat çekici olan sadece bu değildi; kadının hem güçlü bir sosyal çevresi vardı hem de yalnızlıktan rahatsızlık duymadan yaşamını sürdürüyordu.
Topol, BBC’ye verdiği demeçte, bu kadının sağlıklı yaşam alışkanlıkları, zihinsel canlılığı ve sosyal bağlarıyla örnek bir profil sunduğunu belirtti. Bu vaka, Topol’un uzun süredir sürdürdüğü sağlıklı yaşlanma üzerine araştırmalarına da yön veriyor.
Sağlıklı Yaşlanma Neyi Gerektiriyor?
Dr. Topol’a göre sağlıklı yaşlanma, sadece genetik yapı ya da tıbbi takip ile sınırlı değil. Hareketlilik, zihinsel esneklik, sosyal etkileşim ve yaşamdan keyif alma gibi faktörler belirleyici rol oynuyor. Özellikle düzenli fiziksel aktivite vurgusu yapan Topol, “Hepimiz daha fazla hareket etmeliyiz. Bunu ne kadar söylesem az,” diyerek bu konuda toplumsal farkındalığın artması gerektiğini ifade ediyor.
Ayrıca, yalnızlıkla başa çıkabilen bireylerin, güçlü sosyal bağlarla birlikte yaşadıkları sürece psikolojik ve fizyolojik olarak daha dirençli oldukları yönündeki araştırmalara da dikkat çekiyor. Bu bağlamda, sosyal çevreyi korumanın, aktif kalmanın ve yaşam amacı edinmenin yaşlılıkta sağlıkla doğrudan ilişkili olduğunun altını çiziyor.
Topol’un yönettiği çalışmalarda, uzun ve sağlıklı yaşam süren bireylerin ortak özellikleri belirlenmeye çalışılıyor. Bu özellikler arasında:
-
Günde en az 30 dakika tempolu yürüyüş veya egzersiz yapmak,
-
Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak,
-
Sağlıklı ve dengeli bir diyetle beslenmek (özellikle Akdeniz tipi beslenme),
-
Kaliteli ve yeterli uyku düzenine sahip olmak,
-
Anlamlı sosyal ilişkiler sürdürmek ve zihinsel uyarım sağlamak (okuma, yeni beceriler öğrenme gibi),
-
Stresle başa çıkma becerileri geliştirmek yer alıyor.
71 yaşındaki Dr. Topol, kendi yaşam tarzını da örnek olarak sunuyor. Her gün egzersiz yapmaya özen gösterdiğini belirten Topol, “Kendi sağlığım için sadece tıbbi bilgime güvenmiyorum. Hareket etmeyi alışkanlık haline getirdim,” diyerek fiziksel aktivitenin yaşla birlikte daha da önem kazandığını vurguluyor.
Dr. Topol’un yaklaşımına göre yaşlılık, tıpkı çocukluk ya da ergenlik gibi doğal bir yaşam evresi. Ancak bu evrede kaliteli ve üretken bir yaşam sürdürmenin mümkün olabilmesi için erken yaşlardan itibaren sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesi gerekiyor. Bilim insanlarının günümüzde üzerinde en çok durduğu noktalardan biri de, yaşlı bireylerin sadece yaşam süresini değil, sağlıklı yaşam süresini (sağlıklı ömür) uzatmak.

