Enerji dönüşümünün temel taşlarından biri olan rüzgâr enerjisi, dünyada hızla büyümeye devam ederken, Türkiye bu gelişmelere daha güçlü bir katkı sunmak için önemli bir adım atıyor. 8-10 Nisan 2025 tarihlerinde Danimarka’da düzenlenecek olan WindEurope 2025 etkinliğinde, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) yoğun bir katılımla yer alacak. Etkinlikte 15 binden fazla katılımcı ve 550’den fazla firma sahne alacak. TÜREB heyeti, Türkiye’nin rüzgâr enerjisi potansiyelini dünyaya anlatmayı ve uluslararası işbirliklerini derinleştirmeyi hedefliyor.

TÜREB’ten Özel Oturum: “Türkiye Rüzgârında Yeni Dalga”

Etkinlikte Türkiye adına dikkat çeken anlardan biri, 9 Nisan Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan “Türkiye Rüzgârında Yeni Dalga: Büyüme, Yatırım ve Küresel Rekabet” başlıklı oturum olacak. Oturuma TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden başkanlık edecek. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Zeynel Kılınç, Enerjisa Üretim CFO’su Mert Yaycıoğlu ve TÜREB Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar gibi önemli isimler Türkiye’nin sektördeki vizyonunu paylaşacak.

TÜREB, WindEurope 2028 için Türkiye'nin ev sahipliği başvurusunu resmen duyurdu. Bu hedef doğrultusunda yapılan hazırlıklar hız kesmeden sürüyor. TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, “Bu adaylık Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki gücünü uluslararası düzeyde daha görünür kılmak adına stratejik bir fırsattır” diyerek hem kamu hem özel sektörün yoğun biçimde sürece destek verdiğini ifade etti.

Deniz Üstü Rüzgâr Projeleri Gündemde

WindEurope 2025, deniz üstü rüzgâr enerjisi alanındaki küresel gelişmelere dair de önemli oturumlara sahne olacak. TÜREB heyeti, bu alandaki teknik yenilikleri yakından takip ederek, Türkiye’nin deniz üstü projelerine yönelik yol haritasını şekillendirmeyi hedefliyor. Etkinlik sırasında düzenlenecek teknik geziler ve B2B görüşmeler, Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünü artıracak bilgi ve işbirliklerini beraberinde getirecek.

WindEurope 2025, sadece Türkiye’nin rüzgâr enerjisi potansiyelini tanıtmak için değil, aynı zamanda sürdürülebilir enerji politikaları, uluslararası yatırımcı ilişkileri ve teknoloji transferi gibi konular açısından da stratejik bir platform olacak. Türkiye'nin rüzgâr enerjisinde attığı kararlı adımlar, 2028 için ev sahipliği hedefiyle birlikte çok daha geniş bir vizyonla sahneye taşınıyor.