Haziran 2023’te ekonomide rota değişikliğine gidilmesinin ardından açıklanan ilk Orta Vadeli Program’da enflasyon için belirlenen hedefler ile gelinen nokta arasındaki fark dikkat çekici boyuta ulaştı. Programda 2026 yılı için yüzde 8,5’lik enflasyon öngörüsü paylaşılmıştı. Ancak mevcut veriler ve en iyimser tahminler, 2026 sonunda enflasyonun yüzde 29 seviyesinde gerçekleşeceğini gösteriyor. Hedef ile tahmin edilen gerçekleşme arasında yaklaşık yüzde 350 oranında bir sapma oluştu. Bu tablo, ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların sonuçları konusunda yeni bir tartışma başlattı. Özellikle yüksek faiz adımlarına rağmen fiyat artışlarının istenen seviyeye çekilememesi, ekonomi gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam ediyor. Açıklanan veriler hem üretim hem de tüketim tarafında geniş bir etki alanı ortaya koyuyor.
Veriler, Orta Vadeli Program’da ortaya konulan patika ile gerçekleşmeler arasında yıllar ilerledikçe farkın açıldığını gösteriyor. 2023’ten itibaren açıklanan hedeflerin her yıl yeniden değerlendirilmesine rağmen, enflasyon oranı beklenen düşüş hızını yakalayamadı.
Yüksek Faiz Politikasına Rağmen Enflasyon Düşmedi
Eylül 2023’te kamuoyuna duyurulan Orta Vadeli Program’da enflasyonun 2023’te yüzde 65, 2024’te yüzde 33, 2025’te yüzde 15 ve 2026’da yüzde 8,5 seviyesine gerilemesi planlandı. Bu hedef doğrultusunda politika faizinde artışa gidildi ve faiz oranı yüzde 8,5’ten yüzde 50’ye kadar yükseltildi. İki yıl boyunca yüzde 40-50 aralığında seyreden faiz oranlarına rağmen Tüketici Fiyat Endeksi 2023’te yüzde 64,77 oldu. 2024 sonunda enflasyon yüzde 44,38 olarak kayıtlara geçti. 2025’te ise oran yüzde 30,89 seviyesine indi. Bu yıl için beklenti yüzde 25-30 aralığında bulunuyor.
Ekonomi yönetimi yüksek faizle enflasyonu kontrol altına almayı hedeflerken, kredi maliyetlerindeki artış üretim ve yatırım tarafını doğrudan etkiledi. Ticari kredi faizleri 2023 Haziran ayında yüzde 14,95 seviyesindeyken 2024 Nisan ayında yüzde 67,55’e kadar çıktı. Son dönemde gerileme yaşansa da oran yüzde 54 civarında seyrediyor. Artan finansman maliyetleri nedeniyle çok sayıda firma konkordato ilan etti, bazı fabrikalar üretimi azalttı ya da faaliyetini durdurdu.
Cari Açık Ve Dövizde Yükseliş Sürüyor
2023 yılında 45,4 milyar dolar olan cari açık, 2024’te 10 milyar dolara kadar geriledi. Ancak 2025’te 25,2 milyar dolara yükseldi. 2026’nın ilk üç ayında ise 20 milyar dolarlık cari açık kaydedildi. Mevcut eğilim devam ederse yıl sonunda toplam açığın 65 milyar doların üzerine çıkabileceği ifade ediliyor.
Döviz kurlarındaki artış da son üç yılda hız kazandı. Mayıs 2023’te 20 lira olan dolar kuru yüzde 125 artarak 45 liraya ulaştı. Aynı dönemde 21,5 lira olan avro ise yüzde 145 yükselişle 52,75 liraya çıktı. Kur hareketleri iç piyasadaki fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdürürken, ekonomik göstergeler Orta Vadeli Program hedefleri ile gerçekleşmeler arasındaki makasın kapanmadığını ortaya koyuyor.

