Ordu’da fındık üreticileri yeni haftaya 270-280 TL bandında başlayan fiyatlarla giriş yaptı. Randımana göre değişen fiyatlar, üreticilerde temkinli bir beklenti oluştururken, sektör temsilcileri açıklamalarında farklı görüşler dile getiriyor. Karimex İcra Kurulu Başkanı Emrah Albayrak’ın “Türk fındığı artık kimse için olmazsa olmaz değil” ifadesi dikkat çekerken, ziraat odaları ise fiyatların 400 TL seviyesine ulaşmasının mümkün olduğunu savunuyor.

Son dönemde fiyatlardaki durgunluk, özellikle Rekabet Kurumu’nun Ferrero’ya yönelik incelemesiyle birlikte düşüşün durması şeklinde yorumlandı. 345 TL’ye kadar çıkan fındık fiyatları, şimdilik bu seviyelerde sabitlenmiş durumda. Ancak piyasada belirsizlik sürerken, ziraat odaları Türk fındığının kalitesiyle hâlâ dünya pazarında güçlü bir konumda olduğuna vurgu yapıyor.

Serbest Piyasada İstikrarsızlık Endişesi

Fındık piyasasında serbest fiyat oluşumu, zaman zaman manipülasyon iddialarıyla da gündeme geliyor. Ziraat odalarına göre, hem yurt içi hem de yurt dışı merkezli bazı hamleler fiyatlarda dengesizliğe neden oluyor. Ferrero’nun alım kararlarını ertelemesi ve INC’nin rekolte açıklamaları bu çerçevede değerlendirilirken, üretici tarafı uzun vadeli istikrar istiyor.

Öte yandan, TMO’nun açıkladığı fiyatların serbest piyasanın gerisinde kalması, son yıllarda üreticinin beklentisini karşılamaktan uzak olarak değerlendiriliyor. Önceki yıllarda piyasa üzerinde belirleyici olan TMO’nun etkisinin bu sezon sınırlı kaldığı belirtiliyor.

Fındıkta Yeni Dönem Stratejileri Tartışılıyor

Sektör temsilcileri artık sadece fiyat politikasının değil, stratejik planlamaların da gündemde olması gerektiğini ifade ediyor. Karimex İcra Kurulu Başkanı Emrah Albayrak’ın yaptığı değerlendirmede, Türk fındığının sürdürülebilirliği için şu başlıklar öne çıktı:

  • Üretim miktarı artırılmalı

  • Yeni pazar ve müşteri grupları hedeflenmeli

  • Fındığın farklı sektörlerde kullanımı teşvik edilmeli

  • Küresel rekabete uygun üretim ve pazarlama politikaları benimsenmeli

Bu başlıklar, Türk fındığının geleceğini şekillendirecek stratejik adımlar olarak görülüyor. İklim değişikliği, don riski ve dış piyasalardaki gelişmeler dikkate alındığında, üreticinin sadece rekolte değil aynı zamanda kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde de hazırlıklı olması gerektiği söylüyor.