Ordu, yaklaşık bir hafta boyunca etkisini sürdüren lodos fırtınasının ardından hasar tespit çalışmalarına başladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Ordu Valiliği tarafından art arda yapılan uyarıların ardından kent genelinde etkili olan rüzgar, zaman zaman saatte 100 kilometreyi aşan hızlara ulaştı. Güney yönünden esen ve ani hız artışlarıyla etkisini artıran lodos, özellikle yüksek kesimlerde ve açık alanlarda büyük çaplı maddi hasara yol açtı. İl genelinde çok sayıda yapının çatısı zarar gördü, seralar kullanılamaz hale geldi ve bazı kamu binalarında hasar oluştu. Yaklaşık 7 gün süren fırtına, Ordu’nun son yıllarda yaşadığı en uzun süreli rüzgar olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.
İlçelerde Çatılar Uçtu, Seralar Zarar Gördü
Fırtına; Kabadüz, Akkuş, Mesudiye, Gölköy, Gürgentepe, Korgan, Kumru ve Çamaş başta olmak üzere birçok ilçede etkili oldu. Yaylalarda ve yüksek rakımlı bölgelerde rüzgarın şiddeti daha fazla hissedildi.
Çok sayıda binanın çatısı uçarken, bazı vatandaşların çöken çatıların altında mahsur kaldığı bildirildi. Minarelerde yıkım meydana geldiği, seraların büyük bölümünün zarar gördüğü aktarıldı. Yapımı süren hastane binaları ile yeni tamamlanan bazı okul yapılarında da hasar oluştuğu öğrenildi. Uçan çatı parçalarının araçların üzerine düşmesi sonucu maddi kayıplar yaşandı.
Meteoroloji verilerine göre fırtınanın en şiddetli anı 13 Şubat’ta Gürgentepe’de kaydedildi. Rüzgar hızının saatte 100 kilometreye ulaştığı bildirildi. Aynı günlerde Korgan ve Çamaş ilçelerinde de benzer hızlar ölçüldü.
Lodosun Etkisi Ve Yapı Güvenliği Tartışması
Meteorolojik kayıtlara göre Ordu’da yerleşim yerleri içinde bugüne kadar ölçülen en yüksek rüzgar hızı 20 Nisan 2014 tarihinde Aybastı’da saatte 170 kilometre olarak kaydedildi. İl genelindeki en yüksek rüzgar ölçümü ise 27 Ocak 2021’de Çambaşı Kayak Merkezi’nde saatte 175 kilometre olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar, lodosun güneyden esmesi ve darbeli karakter taşımasının hasarı artırdığını belirtiyor. Ani hız artışları ve basınç değişimleri, özellikle çatı sistemlerinde ciddi sorunlara yol açıyor. Çatı yapım tekniklerinde bırakılan boşlukların rüzgarın içeri girmesine neden olduğu, bunun da balon etkisi oluşturarak çatıların yerinden kopmasına yol açtığı ifade ediliyor.
Yaklaşık bir hafta süren fırtınanın ardından kentte hasar tespit çalışmaları devam ederken, yapı standartlarının ve rüzgar dayanım kriterlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği dile getiriliyor.

