Vodafone Türkiye, gençlerin yaratıcı potansiyelini harekete geçiren “Bi’ Düşünsene” isimli fikir maratonuyla 200’e yakın üniversiteye ulaştı. Etkinlikte, 2 binden fazla öğrenci takımı, topluma fayda sağlayacak projeler geliştirmek için yarıştı. Bu maratonda en çok dikkat çeken ve birinciliğe layık görülen proje ise REDİ adlı takımın geliştirdiği “askıda dijital iyilik” fikri oldu. REDİ, dijital ödeme sistemi Vodafone Pay üzerinden yapılan harcamalarda kullanıcıların para üstünü bağışlayabileceği bir sistem tasarladı. Böylece dijital cüzdanda biriken destekler, sadece öğrencilerin kullanımına açık olarak askıya bırakılıyor. Projenin kısa süre içinde hayata geçirileceği duyurulurken, Vodafone Türkiye bu projeyle sadece ödül sahiplerine değil, çok sayıda üniversite öğrencisine kariyer kapıları da araladı.
Katılan Her Takım Geleceğe Bir Adım Yaklaştı
Vodafone Türkiye’nin FreeZone iş birliğiyle gerçekleştirdiği maratona 198 üniversiteden katılım oldu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Nazlı Tlabar Güler ve Meltem Bakiler Şahin’in aktardığına göre, bu projede yalnızca teknolojik yeterlilik değil; yaratıcılık, dayanıklılık ve toplumsal fayda gibi insani beceriler de öne çıktı. Yarışmada birinci olan REDİ takımı 750 bin TL’lik ödül kazanırken, ikinci olan VZEN takımı 500 bin TL, üçüncü olan Fiber Sarsıntı takımı ise 250 bin TL’lik ödül aldı. Ayrıca ilk üçe giren takımlar, Vodafone’un staj programlarında öncelik hakkı elde ederken, son 10 takım ise şirket yöneticileriyle tersine mentorluk sürecine katılma fırsatı yakaladı.
Yardım Gören De Veren De Gizli Kalıyor
REDİ takımının parlak fikri, dijital iyilik anlayışına yeni bir boyut kazandırdı. ODTÜ öğrencileri Sıla Uzun ve Mert Elisert’in geliştirdiği bu sistemde, bağış yapan ile faydalanan birbirini tanımıyor. Bu da özellikle yardıma ihtiyacı olan öğrencilerde yaşanan mahcubiyet hissini ortadan kaldırıyor. Proje, gençler arasında dayanışma kültürünü güçlendirirken, aynı zamanda teknolojiyi sosyal fayda üretme aracı olarak kullanma konusunda güçlü bir örnek sunuyor. Mert Elisert, projenin motivasyonunu şu sözlerle ifade etti: “Veren el de alan el de birbirini görmeyecek, bilmeyecek. Bu, projemizin en kıymetli taraflarından biri.”



