Kuzey yarımkürenin kış aylarına girdiği bu dönemde grip vakalarında olağandışı bir artış yaşanıyor. İngiltere'de açıklanan sağlık verileri, bu yılki grip sezonunun önceki yıllara kıyasla erken başladığını ve vaka sayılarında ciddi bir yükseliş olduğunu ortaya koyuyor. Yetkililer, özellikle okul çağındaki çocuklar arasında hızla yayılan grip virüsünün, geçtiğimiz yıllarda görülen türlerden genetik olarak farklılaştığını ve bunun bağışıklık sistemini zorlayabilecek bir durum yarattığını belirtiyor. Grip virüsünün H3N2 alt tipinin yaz aylarında yedi kez mutasyona uğramış olması, virüsün daha bulaşıcı, daha dirençli ve klinik etkilerinin daha ağır olabileceği yönünde yorumlara neden oldu.
İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) yetkilileri, mevcut grip sezonunun sağlık hizmetleri üzerinde olağanüstü bir baskı oluşturduğunu bildiriyor. NHS İngiltere CEO’su Sir Jim Mackey, bu kışın sağlık sistemi açısından en zorlu dönemlerden biri olabileceğini belirtirken, hastanelerde yoğunluk yaşandığına, tedavi bekleme sürelerinin uzadığına dikkat çekiyor. Virologlar, H3N2 virüsünün yaz boyunca geçirdiği mutasyonların virüsün yapı taşlarını değiştirdiğini, bu değişimlerin virüsün bağışıklık sisteminden kaçabilme yeteneğini artırdığını ve böylece hem daha hızlı yayılma hem de ağır semptomlara neden olma potansiyeli taşıdığını vurguluyor.
Grip virüsünün normalden daha erken dönemde yaygınlaşması, toplumun bu virüse karşı geliştirdiği bağışıklığın yetersiz kalmasına yol açabiliyor. Uzmanlara göre, virüs daha önceki sezonlarda dolaşımda olmayan alt tipleri barındırdığı için bireylerin bağışıklık sistemleri bu varyantla tanışık değil. Bu da özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için ek bir risk unsuru oluşturuyor.
H3N2 Belirtileri Daha Ağır Seyredebilir
Dünya Grip Merkezi Direktörü Prof. Nicola Lewis, H3N2 alt tipinin özellikle yüksek ateş, kas-eklem ağrıları ve uzun süren yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterdiğini, virüsün bu belirtileri diğer grip türlerine göre daha şiddetli yaşattığını ifade etti. Avustralya’dan gelen klinik veriler de bu gözlemi destekliyor. Rapora göre, H3N2 enfeksiyonları daha hızlı başlıyor, semptomlar daha yoğun görülüyor ve iyileşme süresi daha uzun sürüyor.
Grip virüsünün doğrudan akciğerleri etkileyerek viral zatürreye neden olabildiği, ayrıca zayıflayan solunum yolları bariyerinden sonra bakteriyel enfeksiyonların tabloyu ağırlaştırabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu ikili enfeksiyonun ileri yaş grubundaki bireyler ve kronik hastalıkları olanlar için ciddi komplikasyonlara neden olabileceğini ifade ediyor.
Türkiye’deki Seyir Ne Yönde?
Türkiye’de grip sezonu genellikle sonbahar ortalarında başlıyor. Uzmanlar, laboratuvarlarda influenza A pozitifliğinin görülmeye başladığını bildiriyor. Avrupa’daki virüs dağılımının Türkiye’ye de benzer şekilde yansıdığı göz önüne alındığında, önümüzdeki haftalarda vaka sayılarında artış bekleniyor. H3N2 alt tipinin ülkemizde de dolaşımda olduğu, bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerin dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, grip virüsünün doğası gereği sürekli değiştiğini, bu değişimlerin her sezon farklı klinik tablolarla karşılaşılmasına neden olduğunu belirtiyor. “Bu yılki grip mevsiminde asıl risk, virüsün kısa sürede çok kişiye ulaşması ve savunmasız gruplarda ağır hastalık oranlarının yükselmesidir” açıklamasını yapan Diktaş, toplumda yayılımın hız kazanmasının riskli bireylerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söylüyor.
Mevcut grip aşılarının H3N2’ye karşı ne derece etkili olduğu da merak konusu. Uzmanlara göre grip aşıları, H3N2 bileşenine karşı her yıl güncelleniyor. Virüsün mutasyon geçirme hızı nedeniyle birebir uyum sağlanması her zaman mümkün olmasa da, aşının özellikle hastaneye yatış ve ağır komplikasyonları önleme noktasında büyük yarar sağladığı ifade ediliyor. Bu nedenle 65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar, gebeler ve sağlık çalışanları başta olmak üzere aşı olunması önerilen grupların vakit kaybetmeden aşılarını yaptırmaları gerektiği vurgulanıyor.
Dünya Grip Merkezi’nin değerlendirmelerine göre bu yılki grip sezonunda korunmada üç temel unsura dikkat edilmesi gerekiyor: risk gruplarının aşılanması, semptomlar başladığında ilk 48 saat içinde sağlık hizmetine başvurulması ve gündelik yaşamda alınacak basit hijyen önlemleri. Özellikle el hijyenine dikkat edilmesi, kapalı ortamlarda maske kullanımı, hasta bireylerin toplu alanlardan uzak durması gibi uygulamalar salgının yayılma hızını düşürmede önemli rol oynayabilir.

