Televizyon sektöründe uzun süredir devam eden teknoloji rekabeti bu kez mahkeme salonuna taşındı. Samsung ile TCL arasında QLED teknolojisi üzerinden yaşanan hukuki süreçte önemli bir karar çıktı. Almanya’da görülen davada mahkeme, bazı TCL televizyonlarının QLED olarak pazarlanmasının tüketiciyi yanıltabileceğine hükmetti. Karar sonrası belirli TCL modellerinin QLED etiketiyle satışı durduruldu.
Mahkeme TCL İçin Satış Kısıtlaması Getirdi
Münih’te görülen davada Samsung’un açtığı dava sonucunda mahkeme, bazı TCL televizyonlarının QLED olarak tanıtılmasının teknik açıdan tartışmalı olduğuna karar verdi. Karara göre TCL, Almanya’da söz konusu televizyon modellerini artık QLED etiketiyle pazarlayamayacak ve bu şekilde satışa sunamayacak.
Mahkeme gerekçesinde, ilgili modellerin QLED televizyonlardan beklenen renk üretimi performansını sağlamadığına dikkat çekildi. Samsung ise dava sürecinde TCL’in QLED markasını tüketiciyi yanıltacak şekilde kullandığını savundu.
Aslında iki şirket arasındaki bu tartışma yeni değil. 2024 yılında yayımlanan bazı test raporlarında, belirli TCL televizyonlarında kuantum nokta teknolojisi için kritik kabul edilen indiyum (In) veya kadmiyum (Cd) elementlerinin bulunamadığı iddia edilmişti.Söz konusu testlerin İsviçre merkezli SGS ve İngiltere merkezli Intertek tarafından gerçekleştirildiği belirtilmişti. Bu bulguların ardından Samsung, TCL’in yanıltıcı reklam yaptığı gerekçesiyle dava açmıştı.
TCL ise kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor. Şirket, televizyonlarında kullanılan kuantum nokta teknolojisinin tedarikçiye göre değişebildiğini ve bazı modellerde kadmiyum içeren katmanların bulunduğunu savunuyor. Ayrıca firma, kendi yaptırdığı test sonuçlarını da paylaşarak ürünlerinin QLED teknolojisine uygun olduğunu öne sürdü.
Uzmanlara göre bu dava televizyon sektöründe önemli bir sorunu da ortaya koyuyor. QLED gibi teknolojilerin nasıl tanımlanacağı konusunda dünya genelinde ortak ve bağımsız bir sertifikasyon standardının bulunmaması, üreticilerin pazarlama ifadeleri ile gerçek teknik özellikler arasında tartışmalar yaratabiliyor.Bu nedenle sektör temsilcileri, benzer davaların ilerleyen dönemde artabileceğini değerlendiriyor.

