Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen eski AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Metin Külünk, akademide liyakat sorununa ve kontrolsüz bölüm açılışlarına dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Üniversite mezunlarının kadro beklentileri karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan Külünk, “Bu çocukların hayallerini yıkmaya kimin ne hakkı var ya?” ifadelerini kullandı.

Bölüm Başkanının Talebesi, Rektörün Adayı Giriyor

Üniversitelerde yaşanan kadro süreçlerinin adil yürütülmediğini belirten Külünk, sistemin belli kişilere ayrıcalık tanıdığını savundu. Külünk, “Üniversitede akademik kariyer yapmak isteyen ama şartları çok iyi olmasına rağmen sistem dışı bırakılan gençlerin feryadı artık duyulmalı. Kim giriyor? Bölüm başkanının seçtiği bir öğrenci, rektörün önerdiği bir aday…” diyerek eleştirilerini dile getirdi.

Bundan Bilim Çıkar Mı?

Akademik atamalardaki keyfiyetin bilimsel üretime zarar verdiğini savunan Külünk, “Kendi içinde dön baba dönelim sistemiyle Harvard çıkar mı, Georgetown çıkar mı? Bilim bu şekilde gelişmez” dedi.

Gümüşhane’de Uluslararası İlişkiler Bölümü Ne Yapıyor?

Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde plansız şekilde açılan bölümlere tepki gösteren Külünk, şu ifadeleri kullandı:

“Gümüşhane’de uluslararası ilişkilerin ne işi var? Ya da Anadolu’nun her ilinde hukuk fakültesi neden var? Yüz binlerce hukuk mezunu genç, kamu kurumlarının önünde kadro bekliyor. Yazık değil mi bu gençlere?”

Külünk, sadece üniversite sistemi değil, lise düzeyindeki eğitim anlayışının da değişmesi gerektiğini ifade etti. Ezberci sistemin öğrenci yeteneklerini bastırdığını vurgulayan Külünk, “Liselerdeki bu ezberci sistemi kaldıralım. Herkesi aynı sınavla eşitlemek niye? Herkesin yeteneği farklı. Biri sosyal zekâsı yüksek, diğeri matematikte güçlü. Neden aynı kefeye koyuyoruz?” dedi.

Çözüm Liyakat, Ehliyet, Hak ve Adalet

Açıklamalarını sistem eleştirileriyle sürdüren Külünk, çözüm önerisini de şu sözlerle açıkladı:

“Türkiye'nin eğitim sisteminde yapısal dönüşüme ihtiyacı var. Bu dönüşüm liyakat, ehliyet, hak ve adalet temelinde gerçekleşmeli. Her gence hakkı olan fırsat eşitliği sağlanmalı, torpille değil adaletle kadrolar dağıtılmalı.”