Tekirdağ'da cinsel istismar ve darp nedeniyle kaldırıldığı hastanede bir ay süren tedaviye rağmen hayatını kaybeden 2 yaşındaki Sıla Yeniçeri'nin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Anne Bakiye Yeniçeri ve 4 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, kamuoyunda infial yarattı. İddianamede, Bakiye Yeniçeri'nin "ihmali davranışla kasten insan öldürme, suç delillerini gizleme ve aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali" suçlarından toplam 67 yıl hapisle cezalandırılması talep edildi.
5 Sanık Hakkında Ağır Suçlamalar
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı, Sıla bebeğin ölümüyle ilgili 5 şüpheli hakkında 2 ayrı iddianame hazırladı. Tekirdağ 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde birleşen davada, ilk duruşma 26 Aralık 2024'te görülecek. İddianamede, şu suçlamalara yer verildi:
- Anne Bakiye Yeniçeri için "İhmali davranışla kasten insan öldürme", "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali" suçlarından toplam 67 yıl hapis cezası istendi.
- Sanlı Ö. (57) hakkında "Suçu bildirmeme, gizleme" suçlarından 1 yıl 6 ay hapis cezası talep edildi.
- Kani A. (32) için "Çocuğun cinsel istismarı" ve "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından toplam 28 yıl 6 ay hapis cezası istendi.
- K.A. (13) ve G.K. (14) için de ayrı cezalar talep edilirken, çocukların ceza sorumluluğu kapsamında özel hükümler uygulanacağı belirtildi.
İddianame: "Anne, Olaylar Silsilesine Sebebiyet Verdi"
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, anne Bakiye Yeniçeri'nin ihmal, koruma yükümlülüğünün ihlali ve suça ilişkin delilleri yok etme suçlarından yargılanması gerektiği ifade edildi. İddianamede, annenin Sıla’yı bırakmakla yükümlü olduğu kişilere defalarca bıraktığı, bebekte darp ve cinsel istismar izlerini fark etmesine rağmen gerekli adımları atmadığı, üstelik "kanlı bezi çöpe atarak delil kararttığı" belirtildi.
İddianamede, "Şüphelinin, çocuğu olan maktulü önce darbeden, sonra istismara maruz bırakan kişilere 08/09/2024 tarihinde tekrar teslim ettiği ve kızı Sıla bebeğin ölümüne sebebiyet verdiği, yapmadığı ve ihmal ettiği davranışların Sıla bebeğin ölümüyle sonuçlanan olaylara sebebiyet verdiği tespit edilmiştir" denildi.
İddianamede, Bakiye Yeniçeri'nin, 6 Eylül 2024 tarihinde Sıla'nın bezinde kan gördüğünü ancak durumu örtbas etmek amacıyla bezi çöpe attığı ifadesi de yer aldı. Bu ifadeyi daha sonra değiştiren anne, savcılıktaki ifadesinde psikolojisinin bozuk olduğunu ve o anki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Ancak savcılık, bu ifadeyi suçu gizleme çabası olarak değerlendirdi.
"Cinsel Olabilir mi?" Sorusuna Şoke Eden Cevap
Anne Bakiye Yeniçeri'nin savcılık ifadesinde, dini nikahla birlikte yaşadığı Sanlı Ö.'ye Sıla’nın bezindeki kanı fark ettiğini ve bu durumun cinsel bir olay olup olamayacağını sorduğunu belirtti. Sanlı Ö.'nün, "Çocuk onlar yaa" şeklindeki cevabına rağmen anne Yeniçeri'nin hiçbir işlem yapmaması, iddianamede sorumluluğun kanıtı olarak gösterildi.
Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, davanın ilk duruşmasının 26 Aralık 2024 saat 09.30'da Tekirdağ 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüleceğini duyurdu. Gürcün, kamuoyunu süreci yakından takip etmeye davet etti.
Sıla'nın Ölüm Nedeni: Künt Kafa Travması ve İç Kanama
İddianamede, İstanbul 1'inci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan adli tıp raporuna da yer verildi. Raporda, Sıla bebeğin ölüm nedeninin, "künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama" olduğu belirtildi. Ayrıca, Tekirdağ Şehir Hastanesi bilirkişi raporuna göre, Sıla bebeğin vücudunda cinsel istismara ilişkin fiziksel izler bulunduğu tespit edildi. Bu izlerin DNA incelemesi sonucunda şüpheli K.A.'nın DNA profiliyle uyumlu olduğu belirlendi.
İddianamede, anne Bakiye Yeniçeri'nin çocuğu üzerindeki koruma ve bakım yükümlülüğüne aykırı davrandığı, delil yok ettiği ve suça dair bildirimde bulunmayarak Sıla'nın ölümüne giden süreci tetiklediği vurgulandı.
"Velayetin kendinde bulunması ve hayatın olağan akışında kendi çocuğu olan maktulü korumak ve bakımını sağlamakla yükümlü bulunduğu zira Türk Medeni Kanunu'nun velayetin kapsamı başlıklı 339'uncu maddesinde, 'Ana ve baba çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular' hükmü gereği bu sorumluluk ve ödevin kanunca kendisine yüklendiği, tüm bunlara rağmen şüphelinin maktulü, şüpheli Kani ve diğer şüphelilerin bulunduğu yere bıraktığı" ifadeleri dikkat çekti.
Ne Olmuştu?
Olay, 2 Ağustos 2024'te Malkara Devlet Hastanesi'ne götürülen 2 yaşındaki Sıla Yeniçeri'nin darp izleriyle hastaneye yatırılmasıyla başladı. 8 Eylül'de yeniden hastaneye kaldırılan Sıla, yoğun bakıma alınarak 1 ay süren tedaviye rağmen 7 Ekim'de hayatını kaybetti. Sıla'nın vücudunda darp, ısırık izleri ve cinsel istismar bulguları tespit edildi. Olayla ilgili olarak anne Bakiye Yeniçeri, dini nikahla birlikte yaşadığı Sanlı Ö., komşusu Kani A. ve Kani'nin çocukları G.K. ile K.A. gözaltına alındı. Tutuklanan sanıklar hakkında ağır suçlamalar yöneltildi.
Sıla bebek davası, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. 26 Aralık 2024'te Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek ilk duruşma öncesinde sivil toplum örgütleri, sosyal medya kullanıcıları ve çocuk hakları savunucuları, Sıla bebeğin ölümünün aydınlatılması ve adaletin yerini bulması için davayı takip edeceklerini açıkladı.

