Konut fiyatlarında düşüş dönemi başlayacak mı? Ev almak için beklemek doğru bir karar mı? Gayrimenkul piyasasında balon iddiaları gerçeği yansıtıyor mu? İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde konut fiyatlarının son yıllarda hızlı yükselmesi, piyasada sert bir gerileme beklentisini de beraberinde getirdi. Ancak son veriler ve yapılan analizler, fiyatlarda ani bir çöküş beklentisini desteklemiyor. Uzmanlar, son üç yılda enflasyonun konut fiyatlarından daha hızlı arttığına dikkat çekerken, piyasadaki dengenin yeniden oluşmaya başladığını değerlendiriyor.

Konut Fiyatları Enflasyonun Gerisinde Kaldı

Ekonomim Gazetesi yazarı Alaattin Aktaş'ın değerlendirmesine göre, 2012 yılından bu yana Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yaklaşık yüzde 1.928 artarken, aynı dönemde konut fiyatlarındaki yükseliş yaklaşık 41 kat seviyesine ulaştı. Bu tablo, uzun yıllar boyunca konut fiyatlarının enflasyonun üzerinde seyrettiğini gösteriyor.

Buna karşın son üç yıllık veriler farklı bir tablo ortaya koyuyor. Haziran 2023 ile Mayıs 2026 arasındaki dönemde enflasyon yaklaşık yüzde 203 artarken, konut fiyatlarındaki yükseliş yüzde 137 seviyesinde kaldı. Böylece konut fiyatları son dönemde enflasyonun gerisinde kaldı.

Haziran 2023'te konut fiyatları ile enflasyon arasındaki fark yüzde 165 seviyesine kadar çıkarken, Mayıs 2026 itibarıyla bu farkın yüzde 107'ye kadar gerilediği belirtiliyor. Bu gelişme, fiyatların son dönemde daha dengeli hareket ettiğine işaret ediyor.

Uzmanlar Hangi Senaryoya Dikkat Çekiyor?

Uzmanlara göre mevcut veriler, konut piyasasında kısa sürede sert bir fiyat çöküşü yaşanacağı beklentisini desteklemiyor. Bununla birlikte yüksek faiz oranları, krediye erişim koşulları, enflasyonun seyri, yeni konut arzı ve ekonomik büyüme gibi birçok unsur fiyatların yönünü belirlemeye devam edecek.

Gayrimenkul piyasasının hisse senedi gibi anlık alım satım yapılan bir yatırım aracı olmaması nedeniyle fiyat hareketlerinin daha yavaş gerçekleştiği ifade ediliyor. Bu nedenle konut fiyatlarının önümüzdeki dönemde ani düşüşten ziyade enflasyona göre daha sınırlı artış göstermesi ya da belirli bölgelerde yatay seyretmesi ihtimalinin daha güçlü olduğu değerlendiriliyor.

Uzmanlar, konut piyasasının geleceğine ilişkin kesin bir yön vermenin mümkün olmadığını, yatırım kararlarında bölgesel fiyatlar, finansman maliyetleri ve kişisel ihtiyaçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.