Kilo vermek denildiğinde çoğu kişinin aklına katı diyet listeleri ve yasaklı yiyecekler geliyor. Ancak uzmanlara göre yalnızca ne yediğimiz değil, yediklerimiz hakkında ne düşündüğümüz de sürecin önemli bir parçası. Sağlıklı beslenme konusunda yapılan araştırmalar, yiyeceklere karşı geliştirilen zihniyetin kilo kontrolünde belirleyici olabileceğini ortaya koyuyor. Yüksek kalorili ve tatlı yiyeceklere yönelme eğiliminin evrimsel kökenleri bulunduğu belirtilirken, modern yaşamın sunduğu ultra işlenmiş gıdaların bu isteği daha da artırdığı ifade ediliyor. Uzmanlar, kilo verme sürecinde suçluluk duygusunun değil bilinçli farkındalığın öne çıkarılması gerektiğini vurguluyor.
Sadece Kalori Değil Zihniyet De Önemli
Michigan Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Ashley Gearhardt, ultra işlenmiş ürünlerin dikkat çekici ve baskın tatlara sahip olduğunu belirtiyor. Bu tür gıdaların doğal besinlerin daha hafif tatlarını gölgede bıraktığını ifade eden Gearhardt, insanların yiyecek seçimlerinde sadece kalori hesabı yapmadığını söylüyor.
Araştırmalar, bir yiyeceği kısıtlayıcı ve yasaklı olarak görmenin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Bunun yerine, yeme deneyiminden keyif almak ve bilinçli şekilde tüketmek daha sağlıklı bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Suçluluk Yerine Bilinçli Tüketim
Uzmanlara göre yüksek kalorili bir yiyecek tüketildiğinde hissedilen suçluluk, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının önünde engel oluşturabiliyor. Dengeli bir beslenme planında zaman zaman sevilen yiyeceklere yer verilmesinin süreci kolaylaştırdığı belirtiliyor.
Beslenme alışkanlıklarının kalıcı olarak değişebilmesi için yalnızca düşük kalorili alternatiflere yönelmek yerine, yiyeceklerle kurulan ilişkinin gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, farkındalıkla yapılan tercihlerin uzun vadede daha sürdürülebilir sonuçlar verdiğini aktarıyor.

