Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 38. Olağan Kurultay’ın iptali için açılan dava, 15 Eylül’de Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüşülecek. Eğer davadan "mutlak butlan" yani yok hükmünde sayılma kararı çıkarsa, Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti yönetimine dönüşü gündeme gelebilir. Kılıçdaroğlu’nun, olası geri dönüş sürecini gerilimden uzak ve sessiz bir şekilde yürütmek istediği ifade ediliyor. Bu nedenle geçici süreyle genel merkez binasında kalması planlanıyor. Bu amaçla binaya yatak yerleştirilmesi de gündemde.

Kılıçdaroğlu’na yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, süreçte parti içinde oluşabilecek tepkilere karşı sakin bir tutum izlenecek. Dava sonucuna göre hareket edilmesi, ilk adımların ise 21 Eylül sonrası atılması planlanıyor. Bu dönemde CHP Gençlik Kolları ve bazı gönüllülerin genel merkezden ayrılmayacağı, hatta yiyecek stoğu yaptıkları da öğrenildi.

Kılıçdaroğlu'nun Yol Haritası Netleşiyor

Kemal Kılıçdaroğlu'nun süreci dikkatli bir şekilde takip ettiği, olası bir dönüş durumunda ise hemen harekete geçmeyeceği belirtiliyor. Kurultay sonrasında yaşanan gelişmeleri gözlemleyen Kılıçdaroğlu, genel merkeze dönüşünü “sessiz” ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek istiyor. Yakın çevresinin aktardığına göre, binada kalmaya yönelik hazırlıklar yapılırken, olası protestolara karşı da fiziki tedbirler alınıyor.

Süreçte herhangi bir provokasyona meydan verilmemesi hedeflenirken, eski Genel Başkan'ın dönüş sürecinde kamuoyuna açıklama yapmaktan kaçınması bekleniyor. Ayrıca parti içinde bazı isimler için tasfiye sürecinin başlatılması da olasılıklar arasında değerlendiriliyor. Özellikle hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan bazı belediye başkanları ve grup başkanvekillerinin görevden alınabileceği konuşuluyor.

Kurultay Davası ve Yargı Süreci

CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultayı ile ilgili olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturma başlatmıştı. Hazırlanan iddianamede, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı 12 kişi hakkında “oylamaya hile karıştırmak” suçlamasıyla 3 yıla kadar hapis ve siyasi yasak istenmişti.

Yargı süreci içinde farklı mahkemeler arasında görev yetkisi tartışmaları yaşandı. Son olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, davanın Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesine hükmetti. Aynı mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki bir maddenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşımıştı. Ancak AYM, talebi reddetti. Böylece davanın 15 Eylül’de görülmesi kesinleşmiş oldu.