Antalya'nın Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi'nde, 14 Şubat sabahı meydana gelen olayda 30 yaşındaki Hüsamettin Keklik, evinde eşi Düriye Çiğdem Keklik'i (33) ölü bulduğunu bildirerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, göğsünden tüfekle vurulmuş halde bulunan kadının yaşamını yitirdiğini belirledi. Olay yerinde bir de mektup bulundu. Mektupta, intihara işaret eden ifadeler yer alıyordu.

Sehpa üzerinde bulunan mektupta, “Seni aldatmadım… Sana bunları yaşattığım için çok üzgünüm. Kendi isteğimle canıma kıyıyorum” şeklinde ifadeler dikkat çekti. Gözaltına alınan Hüsamettin Keklik, eşinin daha önce intihara meyilli olduğunu ve kendisinin olaya herhangi bir müdahalesi olmadığını savundu. Ancak olayın şüpheli bulunması nedeniyle tutuklandı ve hakkında “Eşe karşı kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı.

İlk Duruşmada Detaylı Savunma Geldi

Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında ifade veren Hüsamettin Keklik, olay günü çalıştığı otelden sabah eve döndüğünde eşinin yerde hareketsiz yattığını gördüğünü belirtti. Evde bulunan ruhsatlı tüfeğin eşi tarafından kullanıldığını iddia eden sanık, “Tartışmamız yoktu. Eşim nefes darlığı yaşıyordu, sabah eve döndüğümde bu manzarayla karşılaştım” ifadelerini kullandı.

Maktulün Babası: “Kızımla Görüşemiyorduk”

Maktulün babası Ekrem K. ise ifadesinde kızlarıyla üç aydır görüşmediklerini belirterek, ölüm haberini sanığın ağabeyinden telefonla aldıklarını söyledi. Aile tarafı, olayın cinayet olduğuna inandıklarını beyan etti.

Davaya yön veren en önemli delil, mektup üzerinde yapılan kriminal inceleme oldu. Adli Tıp raporlarına göre, intihar mektubu maktul tarafından yazılmış ve yazı üzerinde sanığın yalnızca parmak izi tespit edilmiştir. Parmak izi, mektubu olay sonrasında okuduğu sırada oluşmuş olarak değerlendirildi.

Cumhuriyet savcısı, olayın tüm yönleriyle incelendiğini, elde edilen delillerin cinayet suçunu desteklemediğini belirterek, sanığın beraatini istedi. Mektubun içeriği, kriminal bulgular, otopsi raporu ve sanığın olay saatlerinde otelde çalıştığına dair beyanlar birlikte değerlendirildi.

Sanık avukatı Coşkun Demir de müvekkilinin suçsuz olduğunu savunarak, maktulün intihar etmiş olabileceğini gösteren birçok bulgu bulunduğunu ve olayın bir cinayet değil intihar vakası olduğunu dile getirdi. Mahkeme heyeti, sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak ve kesin bir delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine ve tahliyesine karar verdi.