CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta tutuklanmasının ardından, hukuk sürecinde önemli bir gelişme daha yaşandı. İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan da geçtiğimiz günlerde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alındı ve ardından tutuklandı. Bu karar, başta hukuk camiası olmak üzere geniş bir kesimde büyük tepkiyle karşılandı. Özellikle avukatlar, bu tutuklamayı “savunma hakkının yargılanması” olarak değerlendirerek harekete geçti.
Tutuklama kararına karşı seslerini duyurmak isteyen yüzlerce avukat, bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde bir araya geldi. Adliye içerisinde toplanan avukatlar, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atarak hem Pehlivan’ın serbest bırakılmasını hem de yargı bağımsızlığına saygı gösterilmesini talep etti.
Eyleme katılan avukatlar, adliye önünde kısa bir basın açıklaması yaptıktan sonra İstanbul Barosu’na doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak güvenlik güçleri, adliye çıkışında kurduğu barikatlarla yürüyüşü engelledi. Bu sırada polisle avukatlar arasında kısa süreli arbede yaşandı. Avukatlar, “Savunma susturulamaz” sloganlarıyla barikatlara tepki gösterdi.

Avukatlar, Pehlivan’ın yalnızca bir savunma görevini yerine getirdiğini ve bu nedenle cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Yapılan açıklamalarda, “Avukatın tutuklanması, savunma makamının cezalandırılmasıdır. Bu durum, adil yargılanma hakkına gölge düşürür” denildi.
İstanbul Barosu’nun yanı sıra Ankara, İzmir ve Diyarbakır baroları da olaya ilişkin ortak açıklamalarda bulunarak hukukun üstünlüğünün korunması gerektiğini vurguladı. Türkiye genelindeki birçok hukuk örgütü, “savunmanın bağımsızlığına müdahale edilemez” diyerek dayanışma mesajı yayımladı.
CHP’li siyasetçiler başta olmak üzere muhalefet partileri, Pehlivan’ın tutuklanmasını “iktidarın muhalefeti susturma hamlesi” olarak nitelendirdi. TBMM'de yapılan açıklamalarda da, “Savunma hakkı, demokrasinin temelidir. Bu hakkı hedef alan uygulamalar, hukuk devleti ilkesine zarar verir” görüşü öne çıktı.

