Havaların serinlemesiyle birlikte grip ve benzeri solunum yolu hastalıklarında artış yaşanıyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Korkusuz, “15 Ekim Dünya El Yıkama Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, el hijyeninin bulaşıcı hastalıklardan korunmadaki en etkili yöntem olduğunu vurguladı. Günlük hayatın içinde fark etmeden temas edilen para, telefon, kapı kolu, toplu taşıma araçları ve masa yüzeyleri gibi alanların mikroplarla dolu olduğunu belirten Doç. Dr. Korkusuz, bu mikropların ağız, burun ve göz yoluyla kolayca vücuda girebildiğini ifade etti.
Doç. Dr. Korkusuz, özellikle çocuklarda el yıkama alışkanlığının erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini belirtti. Çocukların gün içinde sıkça temas ettikleri oyuncak, zemin, kalem gibi nesneler aracılığıyla mikropların hızla yayıldığını söyleyen Korkusuz, bu alışkanlığın okul ve aile ortamında sürekli hatırlatmalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
El Yıkama Hangi Durumlarda Hayati Önem Taşıyor?
Uzmanlar, doğru ve düzenli el hijyeninin sadece bireysel sağlık değil, toplum sağlığı açısından da kritik olduğunu belirtiyor. Doç. Dr. Ramazan Korkusuz, el yıkamanın özellikle bazı anlarda hayati önem taşıdığını belirterek şu zamanlara dikkat çekiyor:
-
Yemek öncesi ve sonrası
-
Tuvalet kullanımından önce ve sonra
-
Öksürme, hapşırma veya burun silme sonrası
-
Dış ortamdan eve, okula veya işe dönüşte
-
Hasta biriyle temas ettikten sonra
Ayrıca kısa süreli el yıkamanın yeterli olmadığını belirten Doç. Dr. Korkusuz, ellerin en az 20 saniye boyunca sabunla yıkanması gerektiğini ifade etti. Sabun ve suyun bulunmadığı durumlarda ise en az %60 alkol içeren el dezenfektanlarının tercih edilmesi gerektiğini ekledi.
El Hijyeni Antibiyotik Direncine Karşı da Etkili
Düzenli el yıkamanın, enfeksiyonların yayılmasını azaltarak gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçtiğini vurgulayan Doç. Dr. Korkusuz, bu durumun antibiyotik direncini yavaşlattığını ve tedavi başarısını artırdığını belirtti. El hijyeninin sadece bireysel değil, toplumsal bir davranış olduğunu vurgulayan Korkusuz, okullarda, hastanelerde ve toplu taşıma alanlarında el yıkama noktalarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Doğru uygulanan el yıkama alışkanlığının; grip, nezle, Kovid-19 gibi solunum yolu hastalıkları ile kolera, adenovirüs, bağırsak enfeksiyonları, konjonktivit ve Hepatit A gibi pek çok bulaşıcı hastalığa karşı güçlü bir koruma sağladığı belirtildi.

