Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, altın fiyatlarını sert şekilde etkiledi. Güvenli liman olarak görülen altına olan talep, yatırımcıların artan risk iştahı nedeniyle zayıfladı. Bu durum hem ons altın hem de gram altın fiyatlarında belirgin gerilemeye yol açtı. Uluslararası piyasada ons altın %2,02 oranında düşerek 3.184 dolar seviyesine kadar gerilerken, bu seviye son bir ayın en düşük noktası olarak kayıtlara geçti.
Gram Altın 11 Nisan’dan Bu Yana En Düşük Seviyede
Uluslararası piyasadaki bu hareketlilik, yurt içi altın piyasasında da yankı buldu. Serbest piyasada gram altın fiyatı 3.967 TL’ye kadar düştü. Bu seviye, 11 Nisan 2024’ten bu yana görülen en düşük fiyat olarak dikkat çekti.
Yatırımcıların gözünü çevirdiği gram altın, ons altındaki düşüşle birlikte değer kaybederken, döviz kurundaki dengeli seyir de fiyatların daha fazla destek bulmasının önüne geçti.
ABD ve Çin arasındaki ticaret geriliminin azalması, piyasalardaki tedirginliğin dağılmasına yol açtı. Tarafların yeni gümrük tarifeleri konusunda ateşkes sinyali vermesi, küresel resesyon endişelerinin zayıflamasına neden oldu. Bu durum, yatırımcıların güvenli limanlardan çıkarak hisse senetleri gibi riskli varlıklara yönelmesine sebep oldu.
Bu gelişme, altın fiyatlarında düşüş baskısını artırırken, analistler altının kısa vadede güvenli liman özelliğini geri planda bırakabileceğine dikkat çekiyor.

Saxo Bank Emtia Strateji Müdürü Ole Hansen, yaptığı açıklamada, hafta sonu gelen pozitif haber akışı sonrası piyasaların yön değiştirdiğini belirtti. Hansen,
“3.200 dolar seviyesinin kırılması durumunda altın 3.165 dolara kadar geri çekilebilir” diyerek düşüş trendinin sürebileceğine işaret etti.
Uzmanlara göre, altın fiyatlarının seyrinde jeopolitik riskler, merkez bankalarının faiz kararları ve ekonomik veriler ön plana çıkacak. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın politika adımları, kısa vadeli fiyatlamalarda belirleyici olacak.
Öte yandan jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi durumunda, altına olan yönelimin yeniden artabileceği değerlendiriliyor. Ancak mevcut veriler ışığında, kısa vadede riskli varlıklara yönelimin baskın kalması bekleniyor.

