Yurt içi piyasalarda tüm dikkatler 17 Nisan Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararına çevrilmiş durumda. Küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı, ABD’nin ticaret politikaları ve vergi kararlarının etkisinin yoğun biçimde hissedildiği bu dönemde, iç piyasalarda Merkez Bankası’nın adımları merakla takip ediliyor. Politika faizinde bir değişiklik yapılıp yapılmayacağı, yatırımcılar, şirketler ve hane halkı açısından önem arz ediyor.
En Son Karar Ara Toplantıda Gelmişti
20 Mart tarihinde olağanüstü şekilde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısında, gecelik borç verme faiz oranı yüzde 46’ya çıkarılmıştı. Bu karar piyasalarda "ilave sıkılaşma" adımı olarak değerlendirilirken, politika faizi yüzde 42,5 seviyesinde sabit tutulmuştu. Bu gelişmenin ardından 17 Nisan’da yapılacak olağan toplantı, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.
Beklenti: Faizde Değişiklik Olmayacak
Ekonomistler ve piyasa analistleri, Merkez Bankası'nın bu ayki toplantısında politika faizinde bir değişikliğe gitmesini beklemiyor. AA Finans tarafından yapılan beklenti anketine göre, ekonomistlerin çoğu nisan ayında faizin yüzde 42,5’te sabit kalacağını öngörüyor. Bununla birlikte üst bantta, yani gecelik borç verme faizinde yeni bir sıkılaşma adımı gelir mi sorusu, yanıtı en çok beklenen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
CNN Türk canlı yayınında açıklamalarda bulunan muhabir Gülşen Coşkun, “Genel beklenti politika faizinin sabit kalacağı yönünde. Gecelik borç verme faizine ilişkin ilave adım gelip gelmeyeceğini perşembe günü göreceğiz,” ifadelerini kullandı.
Küresel Gelişmeler Kararları Etkiliyor
Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı ticaret savaşları ve buna bağlı gelişen tarifeler, küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açtı. Türkiye özelinde ise ABD’nin uyguladığı düşük oranlı vergi (%10) göreli olarak daha az etkili oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın bu kapsamda Mayıs ayında ABD’ye yapacağı ziyaretin gündeminde, ticaret dengesini koruma amaçlı yeni görüşmelerin yer alması bekleniyor. Türkiye’nin küresel enflasyon ve durgunluk risklerinden en az şekilde etkilenmesi adına atılacak ekonomik adımların, Merkez Bankası kararları ile eş zamanlı değerlendirilmesi önem kazanıyor.
Yıl Sonu Beklentisi de Paylaşıldı
Ekonomistlerin yıl sonu politika faizine ilişkin öngörüsü ise yüzde 34,5 seviyesinde şekilleniyor. Bu rakam, yılın kalanında kademeli bir faiz indirimi beklentisinin varlığına işaret ediyor. Öte yandan cari işlemler dengesine ilişkin tahminler de paylaşıldı. Ekonomistler, şubat ayında cari açığın 4 milyar 325 milyon dolar, yıl genelinde ise 21 milyar 970 milyon dolar olarak gerçekleşeceğini öngörüyor.

