1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle aralarında Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay’ın da bulunduğu eski bakanlar, milletvekilleri, akademisyenler ve hukukçular tarafından kapsamlı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, dünyada ve özellikle Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada yok edici bir savaş ihtimalinin giderek arttığı vurgulandı. “Bugün dünyanın, özellikle de bölgemizin ve ülkemizin barışa ihtiyacı her zamankinden daha fazla” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, "Savaş" kelimesi yerine "barış" kelimesini koyarak yeni bir gelecek inşa etmenin mümkün olduğu belirtildi.
Açıklamanın devamında, Türkiye'nin jeopolitik önemi ve tarihi birikimi vurgulanarak, ülkenin hem Batı hem de Doğu dünyasını birleştirebilecek eşsiz bir konumda olduğuna dikkat çekildi. Ülkedeki mevcut toplumsal gerginlik, ekonomik belirsizlik ve gençler arasında artan umutsuzluk vurgulanarak, tüm bunların değiştirilebileceği, huzur ve refah içinde bir Türkiye'nin mümkün olduğu belirtildi. Türkiye'nin dünyada yeniden saygın bir konum elde edebileceği ifade edilerek, "Türkiye bütün ağırlığını barış için kullanmalı" çağrısı yapıldı.
Açıklamada, Avrupa’da yükselen İslamofobi ve bölgede artan radikalizm tehlikesine karşı Türkiye’nin oynayabileceği yapıcı rol de hatırlatıldı. Bu rolün yerine getirilebilmesi için önce Türkiye'nin kendi içinde barışı tesis etmesi gerektiği, özellikle devletin Kürt vatandaşlar başta olmak üzere ötekileştirilen tüm kesimlerle barışması gerektiği ifade edildi. “Demokrasi ve hukuk yok sayılarak terörden arındırılmış bir Türkiye hedefine ulaşılamaz” denildi.
Toplumun kutuplaştığı, ötekileştirmenin derinleştiği bir ortamda barış, eşitlik ve güvenliğin ancak adalet ve insan haklarına saygı ile sağlanabileceği vurgulandı. Açıklama, Demokrasi Platformu’nun daha önce yaptığı “Adalet Çağrısı”na da atıfta bulunarak tamamlandı.
Son olarak tüm Türkiye’ye yapılan çağrıda şu ifadeler yer aldı: “Yüreğimizde, aklımızda ve söylemimizde ‘savaş’ yerine ‘barış’ı koyalım. Hukukun güvencesiyle önce içeride barışı kuralım. Kaynaklarımızı doğayı, çevreyi, kültürü ve bilimi geliştirmek için kullanalım. Büyük bir barış ülkesi yaratalım. Zümrüdüanka gibi küllerimizden yeniden doğalım. Bu mümkündür ve tam zamanıdır. Yeter ki inanalım. 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun!”

