Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde yaşayan emekli öğretmen ve doğa fotoğrafçısı Ali Çitak, 30 yılı aşkın süredir doğayı objektifiyle belgeleyerek gelecek kuşaklara eşsiz bir doğa arşivi bırakıyor. 75 yaşındaki Çitak’ın çektiği fotoğraflar, sadece vahşi yaşamın görsel hafızası olmakla kalmayıp, aynı zamanda akademik araştırmalara da önemli katkılar sunuyor.
Çitak’ın bugüne kadar arşivine kattığı yaklaşık 100 bin kare, yılan, çıyan, çakal, tilki, çekirge, kurbağa ve kuş gibi çok sayıda canlıyı içeriyor. Bu fotoğraflar, üniversite öğrencileri ve araştırmacılar için görsel kaynak niteliği taşıyor. Çitak, doğayı belgelemekten duyduğu sorumluluğu şu sözlerle aktarıyor:
“Var olan değerlerimizi kaybediyoruz. Amacım, gelecek nesillere belgelerle dolu bir miras bırakmak.”
15 Yıl Aynı Ağacın Altında Bekledi
Ali Çitak’ın fotoğraf yolculuğunda en dikkat çekici anılarından biri, Uzunköprü Bülbül Korusu’nda yer alan bir meşe ağacının altında geçirdiği 15 yıl oldu. Bu ağaçta daha önce ağaçkakanların yuva yaptığı bir oyuk, her yıl farklı kuş türlerinin yeni yuvalarına ev sahipliği yaptı. Çitak, “15 yıl boyunca o ağacın altında çakallar, porsuklar, tilkiler, tavşanlar, yılanlar ve kuşlar fotoğrafladım,” diyerek doğaya olan bağlılığını dile getirdi.
Doğaya Saygı ve Kalıcı Bir Miras
Fotoğraflar yalnızca estetik bir değer taşımıyor; aynı zamanda doğal yaşamın belgelenmesi, çevresel farkındalık oluşturulması ve bilimsel çalışmalara veri sunma açısından da büyük önem taşıyor. Ali Çitak’ın arşivi, doğaya olan duyarlılığı ve yıllara yayılan emeğiyle, Türkiye’nin önemli doğa belgesel kaynaklarından biri haline gelmiş durumda.



