Sendikal Çevrelerde Konuşulan İddialar
Son günlerde DHMİ içerisinde konuşulan iddialara göre bazı yöneticilerin, mevcut sendikalarla yakın ilişkiler kurduğu ve bu ilişkilerin karşılıklı menfaat bağlarına dayandığı öne sürülüyor. Bu iddialar, kurumun tarafsızlığına gölge düşürdüğü gibi çalışanların sendikal tercihlerine baskı olarak yansıdığı belirtiliyor.
Çalışanlara Yönlendirme ve Baskı İddiası
KOR-SAV’a ulaşan bilgilere göre;
•Bazı müdür ve amirlerin, çalışanların isim listeleri üzerinden hareket ettiği,
•KOR-SAV üyesi emekçilere mevcut sendikaya dönmeleri için telkinlerde bulunduğu,
•Bu süreçte emekçilerin psikolojik baskıya maruz bırakıldığı iddia ediliyor.
Sendikal kaynaklar, bu yöntemlerin “örgütlenme hakkını gölgeleyen uygulamalar” olduğunu ifade ediyor.
Hukuki ve Uluslararası Çerçeve
Uzmanlar, sendikal örgütlenme hakkının hem ulusal hem de uluslararası hukukun güvencesi altında olduğunu hatırlatıyor:
•Anayasa’nın 51. maddesi, çalışanların sendikaya üye olma özgürlüğünü tanır.
•ILO’nun 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri, örgütlenme özgürlüğünü korur.
•Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi, sendikal hakların engellenmesini suç sayar ve sorumlular için cezai yaptırım öngörür.
KOR-SAV’ın Genel Sekterinden Açıklama;
KOR-SAV Sendikası’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Çalışanlarımızın özgür iradesini baskı altına almayı amaçlayan hiçbir girişim kabul edilemez. Müdür ve amirler hakkında dillendirilen menfaat bağı iddialarını dikkatle takip ediyoruz. Eğer süreç bu şekilde devam ederse elimizdeki belgelerle kamuoyunu bilgilendirmekten ve hukuki süreci işletmekten çekinmeyeceğiz.”
DHMİ’de gündeme gelen “menfaat bağlantısı” iddiaları, sendikal tarafsızlık ilkesinin yeniden tartışılmasına neden oldu. KOR-SAV, bu sürecin takipçisi olacağını ve çalışanların özgür iradesinin korunması için mücadeleyi sürdüreceğini kamuoyuna ilan etti.



