İngiltere’de yaşayan 54 yaşındaki Amanda Rushton, cildinde çıkan küçük kabartıları başlangıçta alerji sanarak önemsemedi. Ancak kısa sürede artan şiddetli kaşıntı, durumu farklı bir boyuta taşıdı. Doktor kontrolü sonrası, annesinden geçtiği anlaşılan “uyuz” teşhisiyle yüzleşti. “Temizim, düzenliyim ama yine de yakalandım” sözleriyle şaşkınlığını dile getiren Rushton’un yaşadıkları, toplumda hala yanlış bilinen bu hastalığa karşı farkındalık yaratıyor.
Uzmanlara göre uyuz, hijyenle değil, yakın temasla bulaşıyor. Aile bireyleri arasında hızla yayılabilen bu durum, özellikle sonbahar ve kış aylarında, kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesiyle birlikte artış gösteriyor.
Uyuz Belirtileri ve Yayılma Riski
Uyuz hastalığı, mikroskobik akarların derinin altına yerleşip yumurta bırakmasıyla ortaya çıkıyor. En sık görülen belirtiler arasında gece artan kaşıntı, parmak araları ve bileklerde kızarıklık ile küçük kabarıklıklar yer alıyor. İlk enfeksiyondan sonra belirtiler genellikle 4-6 hafta içinde görülüyor. Uzmanlar, enfekte bir kişiyle uzun süreli cilt teması halinde bulaşma riskinin çok yüksek olduğunu söylüyor. Yatak takımları, kıyafetler ve ortak yaşam alanları bu süreçte dikkatle temizlenmeli.
Erken Müdahale Önem Taşıyor
Teşhis konulduğunda sadece hastanın değil, aynı ortamda bulunan tüm bireylerin tedavi sürecine dahil edilmesi gerekiyor. Permethrin gibi topikal ilaçların yanı sıra, çarşaf ve kıyafetlerin yüksek ısıda yıkanması tavsiye ediliyor. Uyuzun tedavi edilmemesi halinde aylarca sürebileceği ve ikincil enfeksiyonlara neden olabileceği de belirtiliyor. Uzmanlar, utanma veya sosyal damga korkusu nedeniyle yardım aramaktan kaçınmanın yayılımı kolaylaştırdığını belirtiyor.

