Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, aile bağlarını koparan evlatların mirastan mahrum bırakılabileceğine dair önemli bir karara imza attı. Karara göre, evini terk eden, anne ve babasıyla tüm sosyal bağlarını kesen, onların hastalıklarıyla ilgilenmeyen ve temel aile sorumluluklarını yerine getirmeyen çocuk, vasiyetname yoluyla mirastan çıkarılabilecek.
Konuyla ilgili bilgi veren Avukat Zeynep Sevim, “Mirasçılıktan çıkarma, Medeni Kanun’un belirlediği istisnai hallerde mümkündür. Bu haller, miras bırakan kişiye veya yakınlarına ağır bir suç işlenmesi ya da ailevi sorumlulukların ağır biçimde ihlali durumlarını kapsar” dedi. Sevim’e göre, yalnızca ‘saklı pay sahibi’ olan yani mirasın belirli bir kısmı üzerinde hak sahibi olan çocuklar, eş veya anne-baba gibi kişilerin mirastan men edilmesi için vasiyetname düzenlenmesi gereklidir.
Anne-Babaya Karşı Görevlerini Yerine Getirmemek Gerekçesiyle Miras İptali
Yargıtay’ın örnek kararına konu olan olayda, evini terk eden, ailesiyle hiçbir şekilde ilgilenmeyen, anne ve babası hastalandığında bile ziyaret etmeyen bir çocuk hakkında mirastan men kararı verildi. Söz konusu karar, sosyal ilişkilerin ve aile bağlarının miras hakkındaki belirleyici etkisini ortaya koydu.
Avukat Sevim, bu kararın diğer miras davaları için de yön gösterici nitelikte olduğuna dikkat çekerek, “Kişiler diledikleri gibi her aile üyesini mirastan çıkaramaz. Ancak aile hukukunun gerekliliklerini yerine getirmeyen ve bağlarını koparan kişiler için bu kapı açılmış oldu” ifadelerini kullandı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin kararına göre, ailevi yükümlülükleri hiçe sayan bireyler, artık miras hakkından mahrum bırakılabilecek. Bu karar, toplumda “ailesine sırt dönen miras alamaz” anlayışının hukuki bir temele oturtulması anlamına geliyor.

