Türkiye’nin en eski kozmetik markalarından biri olan Hunca, ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle yeniden konkordato sürecine girdi. 1957 yılında kurulan ve yıllar içinde hem yurt içi hem yurt dışında geniş bir müşteri kitlesine ulaşan marka, 2025 yılının Şubat ayında tamamladığı ilk konkordato sürecinin ardından bu kez alacaklılarından biri olan Vitt Kozmetik ve Özel Sağlık Hizmetleri'nin başvurusuyla tekrar mahkeme sürecine dahil edildi.

Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi, Hunca Kozmetik Sanayi A.Ş. ile bağlı şirketlerinden Hunca Ambalaj hakkında 3 aylık geçici mühlet kararı verdi. Bu süre zarfında şirketin alacaklılara yeni bir yapılandırma planı sunması bekleniyor.

Ekonomik zorluklara karşın Hunca, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 22 dönümlük üretim tesisinde faaliyetlerini sürdürüyor. 16.500 metrekarelik kapalı alanda kurulu olan modern fabrikada, saç bakım ürünlerinden deodorantlara, parfümlerden renkli kozmetiğe kadar çok sayıda ürün grubu üretilmeye devam ediyor. Bu da şirketin iç pazardaki istikrarını ve operasyonel gücünü kaybetmediğini gösteriyor.

Hunca, yalnızca iç pazarda değil, aynı zamanda uluslararası pazarda da güçlü bir oyuncu olmayı sürdürüyor. Şirket, aralarında Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinin de bulunduğu 70’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Aynı zamanda fason üretim modeliyle yerli ve yabancı birçok marka için üretim yapıyor. Bu ihracat ağı, şirketin kriz sürecini daha az hasarla atlatabilmesi için kritik bir destek noktası oluşturuyor.

İkinci kez konkordato sürecine girmesi, Hunca için zorlayıcı bir tablo ortaya koysa da, üretim kapasitesi ve ihracat yetkinliği sayesinde geleceğe dair umut veriyor. Türkiye ekonomisinde yaşanan enflasyonist baskılar, kredi erişimindeki zorluklar ve maliyet artışları gibi sorunlar, özellikle büyük ve köklü firmalar için ciddi sınavlar yaratıyor. Hunca’nın bu sınavı nasıl geçeceği önümüzdeki aylarda belli olacak.