Türkiye genelinde mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklarla birlikte, özellikle 65 yaş üstü bireyler için kritik uyarılar yapıldı. Uzmanlar, yaşlıların ve kronik hastalığı olan kişilerin sıcak hava koşullarında ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kalabileceğini belirterek, susuzluk hissi olmasa dahi günde en az 2 ila 2,5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanların açıklamalarına göre, sıcak hava ve nem artışı vücut ısısının normalin üzerine çıkmasına neden oluyor. Normal şartlarda terleme mekanizmasıyla bu ısı dengeleniyor; ancak yaşlı bireylerde, bebeklerde ve bazı hastalıklara sahip kişilerde bu sistem yeterli çalışmayabiliyor. Özellikle şişmanlık, yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı, kalp-damar hastalıkları, sinir sistemi rahatsızlıkları ve bazı ilaçların kullanımı, terleme dengesini bozarak hayati tehlike yaratabilecek durumlara yol açabiliyor.
65 yaş üstü bireylerin yanı sıra, 4 yaş altı çocuklar, hamile kadınlar, açık alanda çalışanlar, kronik hastalar, bakıma muhtaç bireyler, evsizler ve sokakta yaşayanlar, sıcak havalarda en fazla risk altında bulunan gruplar arasında yer alıyor. Uzmanlar, özellikle yalnız yaşayan yaşlı bireylerin sıcak çarpması, sıvı kaybı ve tansiyon problemleri gibi tehlikelere karşı dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade ediyor.
Sıcak havadan korunmak için sabah 10.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması, mümkünse gölge alanlarda kalınması ve güneş altında doğrudan temastan kaçınılması öneriliyor. Açık havada bulunulması gerekiyorsa, açık renkli ve bol giysiler, geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve güneş koruyucu kremler kullanılmalı.
Ayrıca, her bir saatlik fiziksel aktivite için en az 2-4 bardak sıvı alınması, yoğun spor ve efor gerektiren aktivitelerin sabah veya akşam saatlerine bırakılması gerekiyor. Güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde denize girilmemesi ve uzun süre güneşlenilmemesi gerektiği belirtiliyor. Beslenme açısından ise, kahvaltılarda az yağlı peynir, taze sebzeler, zeytin gibi hafif yiyeceklerin tercih edilmesi; bitkisel sıvı yağların kullanılması ve yağda kızartmalardan uzak durulması gerektiği uyarısında bulunuluyor.
Sıvı alımında tercih sudan yana kullanılmalı; fakat destekleyici içecekler olarak ayran, süt, taze meyve suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları öneriliyor. Buna karşın kafeinli içecekler, gazlı içecekler, alkol ve şeker oranı yüksek sıvılar vücuttan sıvı kaybını artırdığı için sınırlandırılmalı. Aşırı soğuk ya da buzlu içecekler ise mide kramplarına yol açabileceğinden dikkatli tüketilmeli.
Kapalı ortamlarda ise pencerelerin güneşliklerle gölgelendirilmesi, sık sık duş alınması, bunun mümkün olmadığı durumlarda eller, ayaklar, yüz ve ense gibi bölgelerin serin suyla silinmesi öneriliyor. Ayrıca araç içlerinde çocuk, yaşlı, hasta, engelli bireyler ve hayvanların kesinlikle bırakılmaması gerektiği vurgulanıyor. Araçlar, park edildikten kısa süre sonra içerideki ısının ciddi şekilde yükseldiği, klimalı araçlarda dahi bu tehlikenin geçerli olduğu belirtiliyor.
Özellikle sıcak havaların yoğunlaştığı bu günlerde, besin hijyeni de büyük önem taşıyor. Çabuk bozulabilen gıdalar (süt, yumurta, et, balık vb.) açıkta bırakılmamalı, dışarıdan alınan açık yiyecekler tüketilmemeli. Yemekler haşlama, ızgara veya buharda pişirme yöntemleriyle hazırlanmalı, bol sebze ve meyve tüketilerek vitamin ve mineral dengesi sağlanmalı.



