ABD merkezli Type One Energy, geliştirdiği “Infinity Two” stellarator füzyon reaktörü için önemli bir eşiği geride bıraktı. Şirket, 350 megavat (MW) elektrik üretim kapasitesine sahip olacak reaktör projesinin ilk resmi tasarım incelemesini başarıyla tamamladığını duyurdu. Bu gelişme, ilk nesil ticari füzyon enerji santrali için somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Type One Energy’nin geliştirdiği Infinity Two, “stellarator” (yıldızlaştırıcı) teknolojisini temel alıyor. Bu yaklaşım, Almanya’daki Wendelstein 7-X gibi deneysel makinelerde olduğu gibi, plazmanın uzun süre kararlı şekilde tutulmasını sağlayan manyetik alan konfigürasyonları ile dikkat çekiyor. Stellarator tipi reaktörler, sürekli çalışma ve yüksek güvenlik potansiyeliyle öne çıkıyor.
350 MW kapasitesiyle on binlerce haneye elektrik sağlayabilecek potansiyelde olan bu reaktör, döteryum-trityum (D-T) yakıtı kullanacak. Mevcut malzeme ve teknolojilere dayanılarak tasarlanan sistem, iki yıl kesintisiz çalışma döngüsüne sahip olacak ve yalnızca 30 günlük planlı bakım aralarıyla desteklenecek.
Proje, Tennessee Valley Authority (TVA) iş birliğiyle hayata geçirilmesi planlanan potansiyel enerji santrali kapsamında değerlendiriliyor. Bu kapsamda, bazı büyük enerji ve sanayi şirketlerinin projeye yatırım konusunda ilgi gösterdiği belirtiliyor.
Princeton Plazma Fizik Laboratuvarı’ndan Dr. George H. “Hutch” Neilson, Infinity Two’yu “bugüne kadar gördüğüm en ciddi füzyon enerji santrali tasarımı” olarak nitelendirdi. Dr. Paolo Ferroni ise, şirketin yalnızca plazma fiziğine değil, tüm santral altyapısına bütüncül bir mühendislik anlayışıyla yaklaştığını vurguladı.
Reaktörün tasarımı, Journal of Plasma Physics dergisinde yayımlanan bilimsel makaleye dayanan ve uygulanabilirliği hakem onayından geçmiş ilk fizik temelli füzyon enerji sistemi olarak dikkat çekiyor. Bu da Infinity Two’yu küresel enerji dönüşümünde önemli bir aktör haline getiriyor.
Her şey planlandığı gibi ilerlerse, 350 MW’lık bu reaktörün 2030’lu yılların ortasında devreye alınması hedefleniyor. Tesis, eski bir kömür santralinin yerini alacak şekilde konumlandırılacak ve mevcut altyapıyı değerlendirecek.

