Yıllardır yaşlanmayla birlikte metabolizma hızının düştüğüne inanılıyordu. Ancak bu kabul, yeni bilimsel verilerle sorgulanmaya başlandı. Science dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı bir çalışma, 20 ila 60 yaş arasında metabolizma hızının sabit kaldığını ortaya koydu. Bu bulgu, yaşla birlikte alınan kiloların ve fiziksel değişimlerin sorumlusunun metabolizma değil, kas kaybı olabileceğini gündeme getirdi.
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geriatri Kliniği Öğretim Üyesi Büşra Can, bu konuda önemli açıklamalarda bulunarak yaşlanmanın fizyolojik nedenlerine dikkat çekti.
Metabolizma Hızı Sabit, Kaslar Kaybediliyor
Toplumda yaygın olan "40 yaşından sonra metabolizma yavaşlar" inancı, yapılan son araştırmalarla çelişiyor. Büşra Can’a göre metabolizmadaki ciddi değişim, aslında 60 yaşından sonra başlıyor. Ancak bu yaşa kadar meydana gelen kilo artışları daha çok hareketsizlik ve kas kaybı ile ilişkili.
İskelet kası, vücutta enerji üretiminin yoğun olarak gerçekleştiği dokulardan biri. Bu nedenle vücuttaki kas oranı azaldıkça metabolik aktivite de azalıyor. Fiziksel aktivitenin azalmasıyla birlikte hem kas gücü hem de kas kütlesi düşüyor, bu da yaşla birlikte daha fazla yağlanmaya zemin hazırlıyor.
Yaşla birlikte ortaya çıkan ve çoğu zaman fark edilmeyen kas kaybına sarkopeni adı veriliyor. Bu durum, yalnızca fiziksel görünümle sınırlı değil. Sarkopeni; yorgunluk, dengesizlik, düşme riski, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi birçok sağlık sorununa yol açabiliyor.
Can, özellikle 30’lu yaşlardan itibaren kas kaybının başladığını, 60 yaş sonrasında bu sürecin hızlandığını belirtiyor. Ayrıca sadece yaş değil, hareketsizlik, düşük protein alımı, hormonal dengesizlikler, inflamatuar hastalıklar ve nörolojik rahatsızlıklar da kas kaybını hızlandırabiliyor.
Yaşlı bireylerin daha az protein tüketmesi gerektiği yönündeki inanç da doğru değil. Tam tersine, yaş ilerledikçe vücudun protein ihtiyacı artıyor. Çünkü kasların üretimi ve onarımı daha zor hale geliyor. Büşra Can’a göre yaşlı bireylerin günlük beslenmesinde yeterli kalori ve protein alımına mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor. Ayrıca B vitamini eksikliklerinin de giderilmesi önem taşıyor.
Kas kaybı, yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak görülse de, düzenli egzersiz bu süreci yavaşlatabiliyor, hatta bazı durumlarda tersine çevirebiliyor. Can, 60 yaş üstü bireyler dahil herkesin fiziksel aktiviteye başlaması gerektiğini ve bunun kişisel programlarla desteklenebileceğini vurguluyor.
Direnç egzersizleri, özellikle sarkopeninin önlenmesinde oldukça etkili. Haftada 150 dakika aerobik egzersiz (yürüyüş, bisiklet, yüzme) ile birlikte, haftada 2–3 gün direnç çalışması (ağırlık kaldırma, direnç bantları) öneriliyor.
Hormonal farklılıklar nedeniyle erkeklerde kas kaybı daha geç yaşlarda belirginleşse de, egzersizin her iki cins için de faydalı olduğu ifade ediliyor.
Sonuç olarak bilim, yaşlanmayla birlikte metabolizma hızının değil, kas kaybının belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Yaşla birlikte sağlıklı kalmak isteyen bireyler için, düzenli egzersiz yapmak ve protein ağırlıklı beslenmek, en etkili önlemler arasında yer alıyor.

