Evlilik birliğinde yaşanan ekonomik anlaşmazlıklarla ilgili dikkat çeken bir karar Yargıtay'dan geldi. Yüksek mahkeme, eşini sürekli tasarruf gerekçesiyle baskı altında bırakan ve günlük yaşamını olumsuz etkileyen davranışlar sergileyen kişinin kusurlu sayılabileceğine hükmetti. Karara konu olan olayda, elektrik ve su tüketimi nedeniyle eşine sürekli uyarılarda bulunan, evde ısınmayı kısıtlayan ve bazı temel ihtiyaçların karşılanmasını engelleyen davranışların evlilik birliğini zedelediği değerlendirildi. Mahkeme, bu tür tutumların aile yaşamında huzursuzluğa yol açabileceğini belirterek boşanma davasında kusur değerlendirmesine dahil edilmesine karar verdi. Karar, aile hukuku alanında benzer davalar açısından dikkat çeken örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Günlük Yaşamı Zorlaştıran Davranışlar Dikkate Alındı
Dosyada yer alan değerlendirmelerde, eşlerden birinin tasarruf amacıyla ev içerisindeki temel ihtiyaçları aşırı şekilde sınırlandırmasının evlilik birliği üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu belirtildi.
Sürekli elektrik kullanımı, su tüketimi ve diğer günlük ihtiyaçlar nedeniyle yapılan baskıların aile içi huzuru bozduğu ifade edilirken, bu davranışların eş açısından yaşamı zorlaştıran bir unsur haline geldiği değerlendirildi.
Tazminat Talebi De Haklı Bulundu
Yargıtay'ın değerlendirmesinde, evlilik birliğinin sona ermesine neden olan davranışların maddi ve manevi sonuçlarının da dikkate alınabileceği vurgulandı.
Bu kapsamda aşırı cimrilik olarak nitelendirilen ve eşin yaşam koşullarını olumsuz etkileyen tutumların boşanma gerekçesi sayılabileceği, ayrıca tazminat taleplerine dayanak oluşturabileceği belirtildi. Karar, aile hukuku alanında emsal niteliği taşıyan kararlar arasında gösteriliyor.

