İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, Türkiye’nin sahip olduğu 694 milyon tonluk nadir element rezerviyle dünya sıralamasında ikinci olduğunu açıkladı. Kumral, bu rezervin parasal karşılığının hesaplanamayacak kadar yüksek olduğunu belirterek, “Bu miktarın ekonomik değeri için 'sonsuz' demek abartı olmaz” dedi. Türkiye’nin stratejik maden kaynakları bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kumral, özellikle işlenmiş ürünlerde değerin milyon kat arttığını söyledi.

“Bor Madeniyle Ekonomik Güç Katlanabilir”

Türkiye'nin bor madeni konusunda da dünya lideri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kumral, “Dünyadaki bor rezervlerinin yüzde 72’si Türkiye’de. Bir ton bor madeninin değeri 130 dolar. Ancak bu madeni borik asit haline getirirseniz 1.500 dolara, bor karbür haline getirirseniz 1,5 milyon dolara kadar çıkıyor” ifadelerini kullandı. Kumral, işlenmiş ürünün ekonomik değerinin, ham maddeye kıyasla katlanarak arttığını belirtti.

Nadir elementlerin savunma sanayi, uzay teknolojileri ve yüksek teknoloji ürünlerinde kritik rol oynadığına dikkat çeken Kumral, Türkiye'nin bu alandaki rezervinin ekonomik karşılığının yüz trilyon doları aşabileceğini ifade etti. “Bu rakamlar sadece ham madenin değil, geleceğin sanayisinde Türkiye’nin nasıl bir rol üstlenebileceğini de gösteriyor” diyerek yerli üretim ve teknoloji odaklı yatırımların önemini vurguladı.