Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, fındık fiyatlarında yaşanan sert gerilemenin üreticiyi ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını söyledi. Yeni hasat sezonu öncesinde Toprak Mahsulleri Ofisinin güçlü bir alım politikası izlemesi gerektiğini belirten Aydemir, fiyatın mümkün olduğunca erken açıklanmasını istedi. Üreticiyi rahatlatabilecek alım fiyatının kilogram başına 280 ile 300 lira arasında olması gerektiğini savundu.
Fındık fiyatlarının bir dönem 370 liraya kadar yükseldiğini ancak ekim ayının sonlarından itibaren düşüşe geçtiğini aktaran Aydemir, üreticilerin bu süreçte önemli gelir kaybı yaşadığını ifade etti. Rekolte tartışmaları, büyük alıcı firmaların piyasa hareketleri, TMO’nun stok satışları ve yurt dışındaki üretime ilişkin açıklamalar, fiyat düşüşünün nedenleri arasında gösterildi. Kahverengi kokarca, zirai don ve yoğun yağışlar da üreticinin yeni sezon öncesindeki endişelerini artırdı.
Fındık Fiyatındaki Düşüşün Nedeni Ne Oldu
Muammer Aydemir, fındık fiyatlarındaki gerilemenin tek bir gelişmeyle açıklanamayacağını belirterek piyasada birden fazla unsurun etkili olduğunu söyledi. Sezon içerisinde fiyatların kilogram başına 370 liraya kadar yükseldiğini hatırlatan Aydemir, ekim ayının sonlarından itibaren başlayan düşüşün üreticinin beklentilerini karşılıksız bıraktığını dile getirdi.
Üreticilerin ve ziraat odalarının fiyatların seyriyle ilgili yaptığı açıklamaların zaman zaman yanlış anlaşıldığını belirten Aydemir, çiftçilere ürünlerini satmamaları yönünde bir çağrı yapmadıklarını vurguladı. Amaçlarının üreticiyi piyasa koşulları hakkında bilgilendirmek ve fındığın değerinin korunmasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin 2025 yılı tahmini fındık rekoltesi 402 bin ton olarak açıklanmıştı. Aydemir ise sel, yoğun yağış, zirai don ve diğer üretim kayıpları nedeniyle gerçekleşen rekoltenin yaklaşık 350 bin ton seviyesinde kaldığını düşündüklerini söyledi. Bu rakamın resmî bir sonuç değil, sahadan yapılan gözlemlere dayanan bir değerlendirme olduğunu belirtti.
Büyük alıcı firmaların piyasadaki etkisinin de fiyatlar üzerinde belirleyici olduğunu savunan Aydemir, TMO’nun elindeki stokların satışa çıkarılmasının ve yurt dışındaki fındık üretimiyle ilgili yüksek rekolte iddialarının piyasada baskı oluşturduğunu kaydetti. Üreticinin artan gübre, ilaçlama, işçilik ve bakım maliyetlerine rağmen ürününü beklediği değerden satamadığını ifade etti.
Fındık üreticilerinin önemli bir bölümünün hasat sonrasında borç, eğitim, düğün ve günlük yaşam giderleri nedeniyle ürününü kısa sürede satmak zorunda kaldığına dikkat çekildi. Bu durumun fiyatların düşük olduğu dönemlerde çiftçinin pazarlık gücünü azalttığı ve ürünün değerinin altında satılmasına neden olduğu belirtildi.
TMO Fındık Fiyatını Ne Zaman Açıklayacak
Yeni sezon öncesinde üreticinin gözünün TMO’dan gelecek açıklamaya çevrildiğini söyleyen Muammer Aydemir, alım fiyatının hasattan önce duyurulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Erken açıklanacak fiyatın üreticinin mali planlamasını yapmasını ve ürününü hangi koşullarda satacağına karar vermesini kolaylaştıracağını ifade etti.
Aydemir, kilogram başına 280 ile 300 lira arasında belirlenecek bir TMO alım fiyatının üreticiyi rahatlatabileceğini savundu. Söz konusu rakamın resmî olarak açıklanmış bir fiyat olmadığını, üretici adına dile getirilen bir beklenti olduğunu belirtti. TMO’nun piyasada etkin şekilde alım yapmasının serbest piyasadaki fiyatların belirli bir seviyenin altına düşmesini önleyebileceğini söyledi.
Yeni sezonda fiyat kadar rekolteyi tehdit eden unsurların da yakından takip edilmesi gerekiyor. Aydemir, bazı bölgelerde zirai donun etkili olduğunu ancak Karadeniz’de üreticiyi bekleyen en önemli sorunlardan birinin kahverengi kokarca olduğunu ifade etti.
Samsun genelinde kamu kurumları ve üreticilerin katılımıyla yürütülen ilaçlama çalışmalarının olumlu sonuç verdiğini belirten Aydemir, zararlı popülasyonunun azaldığı düşüncesiyle mücadeleden vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi. Kahverengi kokarcayla etkili mücadele için aynı bölgedeki bütün üreticilerin eş zamanlı hareket etmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Yoğun yağışların yalnızca fındığı değil, fasulye, biber ve patlıcan gibi sebzeleri de olumsuz etkilediğini anlatan Aydemir, özellikle denize yakın köylerde ve bazı kırsal mahallelerde zarar oluştuğunu belirtti. Üreticinin hem iklim koşulları hem zararlılar hem de piyasa baskısı karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade ederek TMO’nun yeni sezon fiyatını erken açıklaması çağrısını yineledi.

