Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele politikaları ve yıllık hedefleri kamuoyunda karşılık bulmuyor. Özellikle son yıllarda enflasyon tahminleri ile gerçekleşmeler arasında oluşan ciddi farklar, toplumun bu hedeflere olan güvenini zayıflatıyor. Piyasalarda fiyat belirleme gücüne sahip olan reel kesimin ve vatandaşın büyük bir bölümü, resmi tahminleri dikkate almadan kendi beklentilerine göre pozisyon alıyor.
Fiyatlama davranışlarındaki bu sapma, sadece ekonomik belirsizlikten kaynaklanmıyor. Aynı zamanda geçmiş döneme ait tahminlerin isabet oranının düşük olması da etkili oluyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde yapılan yıllık enflasyon tahminleriyle gerçekleşmeler kıyaslandığında, her yıl tahminlerin ciddi şekilde revize edildiği ya da tutmadığı görülüyor. Bu durum, hem bireyler hem de işletmeler nezdinde enflasyon hedeflerine duyulan güvenin azalmasına yol açıyor.
Tahminler Hedef Olmaktan Çıkıyor
Enflasyon tahminlerinde görülen sapmalar, ekonomi yönetiminin güvenilirliğini zedeleyen en önemli başlıklardan biri haline geldi. Örneğin; 2021’de 2023 yılı için yapılan tahmin yüzde 5 olarak belirlenmişti, ancak yıl sonu gerçekleşme oranı yüzde 64,8 oldu. Benzer şekilde 2022’de 2024 için tahmin edilen yüzde 5’lik oran, gerçekte yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleşti. 2025 yılına ilişkin olarak yapılan ilk tahmin de yüzde 5 olarak açıklanmış, ancak bu oran daha sonra yüzde 31-32 bandına yükseltildi.
Bu örnekler, resmi tahminlerin hem piyasa aktörleri hem de vatandaşlar tarafından gerçekçi bulunmamasına neden oluyor. Süreç içerisinde açıklanan hedeflerin tutturulamaması, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kurumsal güven açısından da sorun oluşturuyor.
2026 yılı için TCMB tarafından ilk etapta yüzde 9 olarak açıklanan enflasyon tahmini, zaman içerisinde yüzde 12'ye, ardından yüzde 16’ya yükseltildi. Ancak uzmanlara göre, mevcut gidişatla bu hedefin gerçekleşmesi oldukça zor. Çünkü geçmiş veriler, bir yıl içinde enflasyonun yarı yarıya düşürülebildiği bir dönemin olmadığını gösteriyor.
Piyasa oyuncuları ve vatandaşlar, hedeflerin ulaşılabilirliğini sorguladığı için fiyatlama davranışlarını bu oranlara göre değil, kendi beklentilerine göre belirlemeye devam ediyor. Örneğin bir esnaf ya da üretici, resmi yüzde 16’lık hedefi değil, piyasa algısında oluşan yüzde 30’lara yakın tahmini esas alarak fiyat belirliyor. Bu da enflasyonla mücadeleyi zora sokuyor.



